Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Arap ülkelerinin İran’ın askeri hareketlerini durdurmak için Moskova’dan girişimde bulunmasını talep etmesine sert bir yanıt verdi. Lavrov, İran’ın eylemlerinin eleştirildiğini kabul ederken, ABD ve İsrail’in saldırılarının aynı şekilde kınanmadığını öne sürerek, “ABD ve İsrail'in yaptıklarını kınadınız mı? Bir okulda 170 kız çocuğunun ölümünü kınadınız mı?” dedi.

BAE: RUSYA'NIN BASKI UYGULAMASINI UMUYORUZ

Lavrov, Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Arap ülkelerinin İran’a yönelik askeri adımların durdurulması için Rusya’dan baskı beklediğini belirtti. Al Nahyan, şu ifadeleri kullandı:

F-16 tartışması büyüyor: Üstel’den AB ve Rum yönetimine tepki
F-16 tartışması büyüyor: Üstel’den AB ve Rum yönetimine tepki
İçeriği Görüntüle

“Bu, sivil altyapımız için bir tehdit oluşturuyor. Geçtiğimiz hafta birçok insan öldürüldü. İran ile özel bir stratejik ilişkiniz olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, Rusya'nın önemli bir rol oynamasını, İran'a ülkelerimize yönelik saldırganlığı durdurması için baskı uygulamasını umuyoruz. Ülkelerimizin bu çatışmanın tarafı olmadığını ve İran'a karşı harekete geçmediğimizi herkesin bildiğini söylediniz. Ülkelerimiz adına bir mesaj iletmek istiyorum: Rusya bu konuda daha güçlü bir konumda ve ülkelerimize yönelik saldırganlığı durdurmaya yardımcı olabilir. Biz de Rusya ile stratejik ilişkilerimiz var ve bu saldırganlığı derhal durdurmak için İran'a daha fazla baskı uygulamak istiyoruz. Bu, tüm bölgedeki çatışmanın da durmasına yardımcı olacaktır.”

"170 KIZ ÇOCUĞUNUN ÖLÜMÜNÜ KINADINIZ MI?"

Ancak Lavrov, Arap ülkelerine sert çıkarak, ABD ve İsrail’in saldırılarıyla ilgili sessizliklerini eleştirdi. Arap ülkelerinin İran’ın askeri adımlarına karşı uyarıda bulunduğunu kabul etti ancak ABD ve İsrail’in eylemlerine sessiz kalmalarını eleştirdi. Lavrov, "Birçok Arap monarşisi, işlerin askeri bir çözüme doğru yönlendirilmemesi gerektiğini ve hava sahalarının kullanılmasına izin vermeyeceklerini kamuoyu önünde açıkladı, daha önce de söylediğim gibi. Ancak her şey başladığında, ABD ve İsrail'e defalarca yaptığınız çağrıların aksine, ABD ve İsrail'in yapmaya başladıklarını kınadınız mı? Örneğin, bir okulda 170 kız çocuğunun ölümünü kınadınız mı? Bence birleşik bir pozisyon almalıyız" dedi.

"MÜZAKERELERİN ORTASINDA BİR ÜLKE SALDIRGANLIĞA MARUZ KALIYOR"

Aynı zamanda Lavrov, İran’ın askeri faaliyetleri nedeniyle bölgedeki gerginliğe ilişkin açıklamalarda bulundu. Lavrov, saldırganlığın derhal sona erdirilmesini savunduklarını belirterek, Körfez Arap Devletleri İşbirliği Konseyi ve temsil edilen tüm ülkelere desteği için teşekkür etti. Lavrov, “Yaşanan kriz, İran’ın beklenmedik tepkileri nedeniyle ortaya çıktı. Buna katılıyorum. Ancak müzakerelerin ortasında olan bir ülke, saldırganlığa, haince bir saldırganlığa maruz kalıyor. Müzakerelere devam etme konusunda anlaştılar. Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaydi ile konuştum. Ona göre çözümler bulunmuşken her şeyin bu şekilde sonuçlanmasından dolayı şokta. Bu nedenle, evet, yaşananlardan muzdarip tüm Körfez ülkeleriyle dayanışma içindeyiz. Bu savaşın tamamen sona erdirilmesi için birleşik bir cephe oluşturulmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

BM GÜVENLİK KONSEYİ'NE GİDİLİYOR

Rus diplomat, uluslararası arenada İran’a yönelik yaklaşımın adil olmadığını vurguladı. Lavrov, “Dünya ekonomisinin, en azından uzun bir süre için, gelişiminin ana motorlarından birinden mahrum bırakıldığını, bir petrol rafinerisinin tasfiye edildiğini görüyoruz. Bu korkunç bir durum" değerlendirmesini yaptı.

Bakan, "Bu arada, ülkelerinizin, hatta Bahreyn'in bile, sizin dediğiniz gibi, ABD ve İsrail'in eylemlerinden tek kelime etmeden İran'ın saldırganlığını kınayan bir karar tasarısını BM Güvenlik Konseyi'ne sunmak istediğini duydum. Muhtemelen bu sadece ülkeleri bölecektir. Amerikalıların elbette bu girişimi değerlendireceğinden eminim. Bu, var olma hakkı olmayan bu rejimi ortadan kaldırmanın gerekli olduğu mantığına tamamen uyuyor" açıklamasını yaptı.

Lavrov, ABD’nin geçen yıl Ukrayna ile ilgili sunduğu karar tasarısına atıfta bulunarak, benzer bir adil yaklaşımın bu tasarıda da uygulanması gerektiğini belirtti. “BM Güvenlik Konseyi’nde eşit ve dengeli bir karar alınması, sadece adil olmakla kalmaz, aynı zamanda bölgedeki gerginliği azaltır. Biz de bu tür bir çözümü destekleriz” ifadelerini kullandı.

Bakan, İran’ın meşru varlığını tehdit etmediğini, ancak sadece İran’ı hedef alan yaklaşımların dengeli ve sürdürülebilir bir çözüm sunamayacağını sözlerine ekledi.