Her 8 kadından birini etkileyen ancak yıllardır sadece "yumurtalıklarda kist oluşumu" olarak basite indirgenen bu tabloya karşı atılan adım, kadın sağlığında ezberleri bozuyor. Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Berfu Demir, bu stratejik hamlenin kadın sağlığına bütüncül yaklaşımda yeni bir çağ başlatacağını vurguladı.


"Yumurtalıklarda aslında gerçek kistler yok"

Prof. Dr. Berfu Demir, mevcut isimlendirmenin hem tıp literatüründe hem de hastalarda yarattığı büyük yanılsamaya dikkat çekti. Ultrason muayenelerinde saptanan yapıların korkulan kistler olmadığını belirten Demir, süreci şu sözlerle açıkladı:

PCOS tanısı konulan kadınların yumurtalıklarında organik, tehlikeli kistler bulunmuyor. Ultrason görüntülerine yansıyan o yapılar, aslında gelişimini tamamlayamamış, yarıda kalmış küçük yumurta keseciklerinden (foliküllerden) ibaret. Yıllardır kullanılan 'polikistik over' tanımı hem bilimsel olarak yetersizdi hem de kadınlarda 'Yumurtalığımda tehlikeli tümörler var' korkusuna yol açıyordu. The Lancet’teki geniş kapsamlı uluslararası çalışma, bu algı karmaşasını bitirmek için 'PMOS' adını tıp dünyasının merkezine taşıdı.


Jinekolojik bir sorundan çok daha fazlası: PMOS

Yeni isimlendirmenin temel felsefesi, bu rahatsızlığın sadece kadın doğum polikliniklerinin sınırlarına hapsedilmemesi gerektiği gerçeğine dayanıyor. Prof. Dr. Demir, sendromun insan vücudunda yarattığı çoklu sistemik etkileri üç ana başlıkta özetledi:

Hormon üretim mekanizmasındaki aksaklıklar; ciltte sivilcelenme (akne), erkek tipi saç dökülmesi ve vücut genelinde aşırı tüylenme (hirsutizm) ile kendini gösteriyor.İnsülin direnci ve obezite eğilimi sendromun tam merkezinde yer alıyor. Bu bireylerde ilerleyen yaşlarda Tip 2 diyabet (şeker hastalığı), yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıkları riski toplum ortalamasının çok üzerine çıkıyor. Adet düzensizlikleri, yumurtlama problemleri ve buna bağlı kısırlık (infertilite) riskinin yanı sıra, hormonal dalgalanmalar depresyon ve duygu durum bozuklukları gibi psikolojik hassasiyetleri tetikliyor.


Tedavi protokolü aynı, yaklaşım bütünsel

İsim değişikliğinin hastaların mevcut ilaç veya tedavi süreçlerini hemen değiştirmeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Berfu Demir, asıl kazanımın "erken tanı ve doğru algı" olacağını belirtti. Hekimler artık hastayı sadece bir "yumurtalık problemi" olarak görmeyecek; metabolik ve endokrinolojik riskleri de kapsayacak şekilde çok disiplinli, koruyucu bir tıp yaklaşımı sergileyecek.


Küresel sağlık sisteminde 3 yıllık geçiş süreci

Bu çapta bir terminoloji değişiminin küresel sağlık sistemine entegre edilmesi zamana yayılacak. Uluslararası uzman kurullarının kararı doğrultusunda, PMOS ismine tam geçiş için 3 yıllık bir adaptasyon süreci öngörülüyor.

Kene alarmı: İşte eve dönünce yapmanız gerekenler!
Kene alarmı: İşte eve dönünce yapmanız gerekenler!
İçeriği Görüntüle

Bu zaman zarfında dünya genelindeki tüm tıp fakültesi ders kitapları, klinik tedavi kılavuzları, uluslararası tanı kodlama sistemleri (ICD) ve hasta eğitim materyalleri yeni bilimsel adlandırmaya (PMOS) uyumlu hale getirilecek.