Özel Haber / Tevhide İrem Zorlu
İklimlendirme ve gıda takviyesi üretimi gibi sektörlerin tehlike sınıflarının yükseltilmesi, iş dünyasında geniş yankı uyandırdı. İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanı ve hekim sürelerinden eğitim zorunluluklarına kadar birçok kuralın değişmesiyle, Ektirici yeni düzenlemelerin hem getirdiği yükümlülükleri hem de hayati önemini değerlendirdi.
İklimlendirme artık "çok tehlikeli"
İklimlendirme sistemlerinin kurulum ve bakım faaliyetlerinin "çok tehlikeli" sınıfa yükseltilmesinin temel nedeninin sahadaki çoklu riskler olduğunu belirten Ektirici, “Bu faaliyetler; yüksekte çalışma, elektrikle temas, basınçlı sistemler ve soğutucu gazlarla işlem gibi birden fazla kritik tehlikeyi aynı anda içeriyor. Sektörde yüksekten düşme, elektrik çarpması ve patlama gibi kazaların ciddi boyutlara ulaşması, düzenleyicileri harekete geçirdi. Bu sınıf değişikliği, sahada yaşanan acı tecrübelerin bir sonucudur" diyerek bu işlerin artık sadece teknik bir faaliyet değil, inşaat ve endüstriyel uygulamalarla iç içe geçmiş bir alan olduğunu vurguladı.

Dijital içerik üreticilerine "dengeli" düzenleme
Sosyal medya ve içerik üretimi gibi dijital işlerin "az tehlikeli" sınıfta yer almasına da değinen Ektirici, bu durumun İSG yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını, sadece daha yönetilebilir kıldığını belirtti. İşverenlerin temel İSG eğitimi, işe giriş muayenesi ve risk değerlendirmesi yapma zorunluluğunun devam ettiğini hatırlatan Ektirici, "Tehlike sıfır değil ama yönetilebilir düzeyde. Amaç, dijital sektörün dinamik yapısını boğmadan çalışanı korumak" dedi.
Uzman ve hekim süreleri iki katına çıkıyor
Şah Şeyhmus Ektirici, tehlike sınıfı değişikliğinin operasyonel etkilerini şu çarpıcı rakamlarla özetledi:
Tehlike sınıfı 'tehlikeli'den 'çok tehlikeli'ye yükselen bir iş yerinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. En somut farkı uzman ve hekim sürelerinde göreceğiz. İşyeri hekiminin 10 dakikalık süresi de 15 dakikaya yükseliyor. Bu sadece kağıt üzerinde bir artış değil; daha fazla denetim ve daha sıkı takip demektir. Ayrıca çalışanların sağlık muayenesi periyodu 3 yıldan yılda bire düşüyor. Yani artık riskin arttığı yerde koruma kalkanımızı da iki katına çıkarıyoruz.

Gıda takviyesi üretiminde "Oba makarna" örneği
Gıda takviyesi üretiminin neden "tehlikeli" sınıfta olduğunu açıklayan Ektirici, kimyasal ve biyolojik risklerin yanı sıra "toz patlaması" riskine dikkat çekerek şunları kaydetti:
Gıda takviyesi üretimi; kimyasal, fiziksel ve biyolojik risklerin birleştiği bir alan. Özellikle ince toz halindeki hammaddelerle çalışırken oluşan toz patlaması ihtimali, göz ardı edilemeyecek kadar ciddi bir risk. 15 Eylül 2024'te Oba Makarna fabrikasında 5 işçinin hayatını kaybettiği patlama, tahıl tozu sıkışması sonucu yaşanmıştır. Bilirkişi raporları, toz toplama sisteminin kapalı olması gibi ihmallerin faciaya yol açtığını göstermektedir. Gerekli önlemler alınsaydı bu olay önlenebilirdi.

İşverenler ne yapmalı?
Mevzuatta sınıf değişikliği sonrası kesin bir gün süresi belirtilmese de, değişikliğin yayımlandığı an yürürlüğe girdiğini hatırlatan Ektirici, işverenlere şu uyarılarda bulundu:
1. İSG-KATİP Güncellemesi: Uzman ve hekim sözleşmeleri vakit kaybetmeden sistem üzerinden güncellenmelidir.
2. Risk Analizi ve Acil Durum Planları: Sıfırdan yenilemek şart değil ancak değişen şartlara göre "derhal" revize edilmelidir.
3. Eğitim ve Sağlık: Çok tehlikeli sınıfa uygun kapsamlı eğitimler planlanmalı ve sağlık muayeneleri sıklaştırılmalıdır.
Ektirici, sözlerini tamamlayarak, "Bir iş kazasında kaybedilen canın maliyeti hiçbir şeyle ölçülemez. Bu düzenlemeleri sektörü olgunlaştıran ve çalışan güvenliğini ön plana alan bir adım olarak görüyorum" ifadelerini kullanarak kararı desteklediğini ifade etti.





