İran Devrim Muhafızları Ordusu’nda siyasi işlerden sorumlu komutan yardımcılığı görevini vekaleten yürüten Aziz Gazenferi, ABD’nin Umman’da yapılacak görüşmeler öncesinde İran’a dört maddelik bir talep listesi sunduğunu ve bu şartların kabul edilmemesi halinde askeri saldırı tehdidinde bulunduğunu öne sürdü.

MAKALESİNDE BU KONUYA DEĞİNDİ

Gazenferi, Devrim Muhafızları’na bağlı olarak yayımlanan ve “Sadık Sabah” anlamına gelen Sobh-e Sadık dergisinde kaleme aldığı değerlendirmede, İran ile ABD heyetleri arasında Umman’da yürütülen dolaylı temaslara ilişkin açıklamalarda bulundu.

GAZENFERİ: İRAN BU PSİKOLOJİK SAVAŞA BOYUN EĞMEDİ

ABD’nin tehdit ve baskı politikası izlediğini savunan Gazenferi, Washington yönetiminin müzakereler öncesinde İran’a dört şart dayattığını belirterek; taleplerin kabul edilmezse saldırı düzenleneceği yönünde açık bir tehdit söz konusu olduğunu ancak İran'ın bu psikolojik savaşa boyun eğmediğini vurguladı.

ABD’nin müzakere gündemine balistik füze programı, İran’ın bölgedeki müttefik gruplara verdiği destek, zenginleştirilmiş uranyum stokları ve nükleer faaliyetleri dahil etmek istediğini aktaran Gazenferi, İran’ın savunma kapasitesinin pazarlık konusu yapılamayacağını vurguladı. Gazenferi, görüşmeler sürerken ülkenin askeri hazırlıklarının da aralıksız devam ettiğini dile getirdi.

TEMASLAR DEVAM EDİYOR

Umman’daki temasların çerçevesinin ABD’nin dayatmalarıyla değil, İran’ın belirlediği sınırlar doğrultusunda şekillendiğini savunan Gazenferi, müzakerelerin yalnızca nükleer başlıkla sınırlı olduğunu belirtti.

Ambargolar kriz başlattı: Küba'da uluslararası uçuşlar durduruldu
Ambargolar kriz başlattı: Küba'da uluslararası uçuşlar durduruldu
İçeriği Görüntüle

İranlı yetkili ayrıca, ABD ile görüşmeleri yürüten müzakere heyetinin İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi tarafından belirlenen politikalar doğrultusunda hareket ettiğini ifade ederek, kamuoyunun bu heyete güvenmesi gerektiğini söyledi.

GÜNÜMÜZDE ABD–İRAN GERGİNLİĞİ

Günümüzde ABD ile İran arasındaki gerilim, doğrudan savaşın eşiğinde fakat dolaylı yollarla sürdürülen bir çatışma görünümü taşıyor. Taraflar masada müzakere mesajları verirken sahada askeri ve siyasi baskıyı da artırıyor.

ABD, İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırmasını isterken balistik füze programı ve bölgesel etkisini de denetim altına alma hedefi güdüyor. Bu taleplerini yaptırımlar, askeri tehditler ve diplomatik baskıyla destekliyor.

İran ise nükleer programının barışçıl olduğunu savunuyor; savunma kapasitesi ve bölgesel politikalarının müzakere konusu yapılamayacağını net biçimde dile getiriyor. Tahran yönetimi, ABD’nin baskı politikasına karşı askeri caydırıcılığını korurken, dolaylı görüşmelere de kapıyı tamamen kapatmıyor.

Umman gibi arabulucu ülkeler üzerinden yürütülen temaslar, gerilimi düşürme amacı taşısa da kalıcı bir uzlaşmaya henüz ulaşılamadı. Orta Doğu’daki vekil güçler, Körfez’deki güvenlik sorunları ve karşılıklı tehdit açıklamaları, tansiyonu sürekli yüksek tutuyor.