İran dini lideri Ali Hamaney, İslam Devrimi’nin 47. yıl dönümü dolayısıyla hazırlanan af ve ceza indirimi önerisini onayladı. Karar, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei tarafından sunulan ve toplam 2 bin 108 mahkumu kapsayan düzenlemeyi içeriyor.

Yargı Erki’ne bağlı Mizan Haber Ajansı’nın aktardığına göre, onaylanan öneri kapsamında 919 mahkûm, haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmaması nedeniyle tamamen affedilecek ve dosyaları kapatılacak. Kalan bin 189 mahkumun cezalarında ise indirim uygulanacak, bazı hükümlerin cezaları ise para cezasına çevrilecek.

İRAN İSLAM DEVRİMİ

Epstein dosyası genişliyor: Ortadoğu’dan isimler de gündemde
Epstein dosyası genişliyor: Ortadoğu’dan isimler de gündemde
İçeriği Görüntüle

İran’da 11 Şubat 1979’da başarıya ulaşan İslam Devrimi, ülkenin siyasi tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Devrimle birlikte Şah Muhammed Rıza Pehlevi yönetimi sona erdi ve İran, İslam Cumhuriyeti yönetim sistemine geçti.

Uzun yıllar süren toplumsal huzursuzluklar, ekonomik eşitsizlikler ve Şah rejiminin otoriter uygulamaları, devrimin zeminini hazırlayan başlıca etkenler oldu. Batı yanlısı politikalar ve ABD ile kurulan yakın ilişkiler de halk nezdinde tepkiye yol açtı.

Iran Islam Devrimi

Devrimin lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni, Fransa’daki sürgünden İran’a dönerek sürecin sembol ismi haline geldi. 1979 yılında yapılan referandumla İran İslam Cumhuriyeti ilan edilirken, kabul edilen yeni anayasa ile Velayet-i Fakih sistemi yürürlüğe girdi. Bu sistem, ülkedeki en üst siyasi ve dini otoriteyi “dinî lider” makamına verdi.

İslam Devrimi’nin ardından İran’ın iç ve dış politikası köklü biçimde değişti. ABD ve Batılı ülkelerle ilişkiler gerilirken, İran bölgesel politikalarda ideolojik bir aktör olarak öne çıktı. Devrim, Orta Doğu’daki güç dengelerini de doğrudan etkiledi.

İran’da her yıl 11 Şubat’ta İslam Devrimi’nin yıl dönümü resmi törenlerle anılıyor. Bu kapsamda çeşitli siyasi mesajlar veriliyor, af kararları ve toplumsal birlik vurgusu öne çıkıyor. Devrim, aradan geçen yıllara rağmen İran’ın siyasal kimliğinin ve yönetim anlayışının temel referans noktası olmayı sürdürüyor.