ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile 15 günlük geçici ateşkese varıldığını duyurmasının ardından Tahran’dan dikkat çeken bir açıklama geldi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreterliği, süreci “sahadaki kazanımların siyasi alana taşınması” olarak nitelendirdi.

Yapılan açıklamada, ülke lideri Mücteba Hamaney ve Konsey’in onayıyla müzakerelerin İslamabad’da yürütülmesinin kararlaştırıldığı bildirildi. Görüşmelerin en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiği, bu sürede nihai anlaşmanın şekillendirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.

İRAN'IN 10 MADDELİK TEKLİFİ KABUL EDİLDİ

Tahran yönetimi, ABD tarafından sunulan planların kabul edilmediğini duyururken, kendi hazırladığı 10 maddelik teklifin müzakerelerin temelini oluşturduğunu açıkladı. Bu maddeler arasında Hürmüz Boğazı’nda kontrollü geçiş, ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi, yaptırımların kaldırılması ve İran’ın zararlarının tazmini gibi başlıklar öne çıktı. Ayrıca İran’ın yurt dışındaki varlıklarının serbest bırakılması ve sürecin bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla güvence altına alınması talep edildi. 10 maddenin hepsi ise şu şekilde:

"Hürmüz Boğazı'ndan geçişin, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde kontrollü şekilde yapılması, direniş ekseninin tüm unsurlarına karşı yürütülen savaşın sona erdirilmesi, ABD savaş güçlerinin bölgedeki tüm üs ve konuşlanma noktalarından çekilmesi, Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçişi garanti altına alacak ve üzerinde mutabakata varılan protokol çerçevesinde İran'ın hakimiyetini sağlayacak bir geçiş düzenlemesinin oluşturulması, İran'a verilen zararların hesaplamalara göre tamamen tazmin edilmesi, tüm birincil ve ikincil yaptırımlar ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının kaldırılması, İran'ın yurt dışındaki tüm bloke edilmiş varlık ve mali kaynaklarının serbest bırakılması ve tüm bu maddelerin bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması, Lübnan'da Hizbullah'a karşı yürütülenler de dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi."

"PARMAĞIMIZ TETİKTE"

Açıklamada müzakerelere temkinli yaklaşıldığı da vurgulanarak, tam bir güvensizlik içinde olduklarını kaydeden İran hükümeti, "Parmağımız tetikte. Düşmandan gelebilecek en küçük bir hataya dahi güçlü şekilde karşılık verilecektir." açıklamasını yaptı. Görüşmelerin 10 Nisan'da İslamabad'da başlayacağı ve 15 gün sürmesinin öngörüldüğü kaydedildi.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN AÇIK TUTULMASI KRİTİK ŞART

Öte yandan Trump, Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen temasların olumlu sonuç verdiğini belirterek, İran’a yönelik askeri operasyonların iki hafta süreyle durdurulacağını açıklamıştı. Şehbaz Şerif ve Asım Munir öncülüğünde yürütülen süreçte, ateşkesin karşılıklı uygulanacağı ve Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasının kritik şartlardan biri olduğu ifade edilmişti.

Trump’tan İran’a ek süre: 8 Nisan akşamına kadar zaman verdi
Trump’tan İran’a ek süre: 8 Nisan akşamına kadar zaman verdi
İçeriği Görüntüle

Trump, "İran'dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğuna inanıyoruz." şeklinde bir açıklama yapmış ve "İran'a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu, iki taraflı bir ateşkes olacaktır." demişti.

ABD’nin ardından İsrail ve İran’ın da ateşkesi kabul ettiği belirtilirken, sürece Çin’in son aşamada dahil olarak Tahran yönetimine esneklik çağrısında bulunduğu öğrenildi.

PAKİSTAN'DAN AÇIKLAMA

Pakistan Başbakanı Şerif ise yaptığı açıklamada, ateşkesin yürürlüğe girdiğini duyurarak tarafları kalıcı bir anlaşma için İslamabad’da yeniden bir araya gelmeye davet etti. Şerif, açıklamasında "İran ile ABD'nin müttefikleriyle birlikte, Lübnan da dahil olmak üzere her cephede geçerliliği an itibariyle başlayan derhal bir ateşkese vardıklarını duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Tüm anlaşmazlıkları kesin biçimde çözüme kavuşturacak kapsamlı bir anlaşmaya varmak üzere her iki tarafın heyetlerini 10 Nisan 2026 Cuma günü İslamabad'a davet ediyorum" ifadesini kullandı.

Sürecin, bölgedeki gerilimi kalıcı biçimde sona erdirecek kapsamlı bir anlaşmaya dönüşmesi hedefleniyor.