Kadınların kazancı yükseldikçe çocuk sayısı azalıyor, erkeklerin geliri arttıkça ise doğurganlık artıyor. Bu dikkat çekici sonuç, Katrine M. Jakobsen, Thomas H. Jørgensen ve Hamish Low imzalı “Fertility and Family Labor Supply” başlıklı akademik çalışmada ortaya kondu.
Danimarka’nın uzun dönemli idari kayıt verileri ve vergi reformları üzerinden yapılan analizde, ücret değişimlerinin doğurganlık kararları üzerindeki etkisi iki aşamalı ekonometrik yöntemle incelendi.
KADIN GELİRİ YÜKSELDİKÇE ÇOCUK SAYISI AZALIYOR
Çalışmadaki tahminlere göre kadın ücretlerindeki artışın doğurganlık üzerindeki etkisi negatif ve istatistiksel olarak anlamlı. Katsayılar yaklaşık -0.023 ile -0.035 aralığında hesaplandı.
Araştırmacılar bu sonucu “fırsat maliyeti” kavramıyla açıklıyor. Kadın için çocuk sahibi olmak yalnızca doğrudan bakım gideri değil; aynı zamanda vazgeçilen ücret ve kariyer ilerlemesi anlamına geliyor.
ERKEK ÜCRETİ ARTIŞI DOĞURGANLIĞI TEŞVİK EDİYOR
Erkekler için tablo tersine dönüyor. Erkek ücret katsayıları 0.020 ile 0.028 aralığında ve pozitif çıktı. Bu sonuç, erkek gelirindeki artışın hane gelirini güçlendirerek çocuk kararını desteklediğini gösteriyor.
MODEL UYARISI: DOĞURGANLIK HESABA KATILMAZSA SONUÇ YANLIŞ
Araştırmada yer alan model simülasyonlarına göre, doğurganlık kararları analize dahil edilmezse kadınların ücret esneklikleri yüzde 10’dan fazla düşük hesaplanıyor. Bu bulgu, doğum kararlarının kadın işgücü analizlerinde belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor.
UZUN VADEDE ÜCRET FARKI
Çalışma ayrıca doğum sonrası insan sermayesi kaybının, uzun vadeli cinsiyet ücret farkının önemli bir belirleyicisi olduğunu vurguluyor.Akademik literatürde dikkat çeken bu sonuçlar, doğum teşvikleri, kadın istihdamı ve aile politikaları tartışmalarına yeni bir perspektif kazandırıyor.





