İki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel meselelerin ele alındığı buluşma, Ankara’nın Körfez diplomasisindeki aktif rolünü bir kez daha tescilledi.
Türkiye ve Umman arasındaki ikili ilişkilerin ivme kazandığı bir dönemde gerçekleşen bu görüşme, her iki ülkenin de bölgedeki barış ve istikrar arayışını simgeliyor. Bakan Hakan Fidan, Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi ile bir araya gelerek hem ekonomik hem de siyasi ajandayı değerlendirdi.
Türkiye ve Umman arasında ticaret köprüsü: ekonomi odaklı diplomasi
Görüşmenin en önemli başlıklarından biri, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik atılacak adımlar oldu.
Enerji ve savunma: Enerji iş birliği ve savunma sanayii alanındaki projeler, tarafların üzerinde durduğu öncelikli konular arasında yer aldı.
Yatırım fırsatları: Türk firmalarının Umman’daki altyapı projelerine katılımı ve Ummanlı yatırımcıların Türkiye’ye çekilmesi konuları masaya yatırıldı.
Gazze ve bölgesel istikrar: Ortak duruş vurgusu
Bakan Fidan ve Busaidi, Orta Doğu’daki güncel gelişmeleri, özellikle de Gazze’deki insani durumu kapsamlı bir şekilde ele aldı.
Filistin davası: İki bakan, bölgede kalıcı barışın sağlanması için bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasının gerekliliği konusunda fikir birliğini yineledi.
Bölgesel iş birliği: Körfez bölgesindeki gerilimlerin düşürülmesi ve diplomatik kanalların açık tutulması hususunda ortak bir tutum sergilendiği belirtildi.
Bakan Fidan’dan stratejik diplomasi mesajı
Görüşme sonrasında yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin Umman ile olan köklü bağlarının her alanda derinleştiği vurgulandı. Bakan Fidan, Umman’ın bölgedeki dengeli ve yapıcı politikasını takdirle karşıladıklarını ifade ederken; mevkidaşı el-Busaidi ise Türkiye’nin bölgesel krizlerdeki arabuluculuk rolünün önemine dikkat çekti.
Gelecek dönemde üst düzey ziyaretler artacak
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, bu görüşme yakın zamanda gerçekleşecek olan üst düzey devlet ziyaretlerinin bir ön hazırlığı niteliğini taşıyor. İki ülke arasında imzalanması beklenen yeni anlaşmaların, ilişkileri "stratejik ortaklık" seviyesine çıkarma potansiyeli bulunuyor.





