Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bazı basın yayın organlarında yer alan “Zeytinburnu sahilde anne ve kızının cesedi bulundu” başlıklı haberler üzerine yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla olay öncesi yürütülen sürece ilişkin detaylar paylaşıldı.

Meteoroloji uyardı: 4 Mart’ta 5 ilde kuvvetli yağış
Meteoroloji uyardı: 4 Mart’ta 5 ilde kuvvetli yağış
İçeriği Görüntüle

Bakanlık, bir süredir haberlere konu olan ve öz babasının istismarına uğradığı iddia edilen çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesi kararıyla “Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri” uygulandığını belirtti.

“Anne yönlendirmelere olumlu yanıt vermedi”

Açıklamada, sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının anlaşılması üzerine tedavi sürecinin aksamaması için gerekli çalışmaların yürütüldüğü, ancak annenin reddedici tutumları nedeniyle yönlendirmelere olumlu yanıt alınamadığı ifade edildi.

13 Şubat 2026 tarihinde çocuğun özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı bilgisinin alındığı ve tedavi sürecinin takip edildiği belirtilirken, sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceğinin bildirildiği kaydedildi.

Buna rağmen annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediğinin uzmanlarca bildirildiği aktarıldı.

2 Mart’ta acil koruma kararı

Bakanlık, çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 2 Mart 2026 tarihinde acil koruma kararı çıkarıldığını ve konunun adli makamlara intikal ettirildiğini bildirdi.

Aynı gün adrese gidildiği ancak kimseye ulaşılamadığı belirtilen açıklamada, akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisinin alındığı ifade edildi.

“Çarpıtılmış yayınlar kabul edilemez”

Yaşanan olayın “elim” olduğu vurgulanan açıklamada, konunun adli makamlarca soruşturulduğu kaydedildi.

Öte yandan bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak Bakanlığın girişimlerini “anne ile çocuğu ayırma çabası” şeklinde yansıttığı belirtilerek, bu yaklaşımın “sorumsuz ve gerçek dışı” olduğu ifade edildi.

“Çocuğun üstün yararı doğrultusunda atılan adımların kamuoyu nezdinde farklı bir algı oluşturacak şekilde sunulması kabul edilemez” denilen açıklamada, medya mensupları ve STK’lar yetkililerin yönlendirmeleri doğrultusunda hassas ve titiz davranmaya davet edildi.