MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yurt içi ve yurt dışındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına “değerler hiyerarşisinin ağır hasarlı” olduğunu belirterek başlayan Bahçeli, dünyanın “kriz, kaos ve karmaşa” içinde olduğunu söyledi; bölgesel ve küresel tansiyonun yükseldiği bir dönemde Türkiye’nin “barışçıl çabaları destekleyip teşvik etmesinin” diplomatik bir tercih olduğunu vurguladı.
Bahçeli, “Böylesi alacakaranlık dönemlerde duygusal tepkilere… itibar gösterilmemesi devlet ve millet aklının müşterek hassasiyeti olmalıdır” ifadelerini kullandı.
“ABD’nin İran’a saldırısı bölgesel ve küresel dengeleri sakatlar”
Konuşmasının ana başlıklarından birini ABD-İran gerilimi oluşturdu. Bahçeli, ABD’nin “Siyonizm’in tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırdığını” söyleyerek, bunun “bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyette” olduğunu ifade etti.
Bahçeli, saldırıya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bu saldırganlık gayri meşrudur. Bu saldırganlık gayri hukukidir. Bu saldırganlık gayri ahlakidir.”
Müzakereler sürerken saldırı gerçekleştiğini belirten Bahçeli, “Hani müzakereler sürüyordu? Hani görüşmeler devam ediyor… uzlaşmaya yakın olunduğu iddia ediliyordu?” sözleriyle sürecin seyrini sorguladı.
“Müzakereler kisvesiyle İran’a tuzak kurulmuştur”
Bahçeli, 26 Şubat’da Cenevre’de düzenlenen müzakereler sonrasında “İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu sıfırlamayı kabul ettiğinin açıklandığını” hatırlattı; görüşmelerin Viyana’da devam edeceğinin duyurulduğunu anımsattı.
Ardından 28 Şubat'daki İsrail saldırısına işaret eden Bahçeli, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in “üst düzey siyasetçi ve bürokratlarla toplantı halindeyken” hedef alınmasını “tam anlamıyla alçaklık” olarak niteledi.
Bahçeli, “Müzakereler kisvesiyle İran’a tuzak kurulmuştur” dedi; saldırının istihbarat boyutuna dikkat çekerek, “Casuslar İran’ın en kilit ve mahrem alanlarına kademe kademe sızmışlardır” ifadesini kullandı.
“Komşumuz İran’ı hedef alan saldırılardan ders çıkarmak beka düzeyinde acildir”
Bahçeli, amacının “haber bülteni” anlatmak olmadığını belirtip, Türkiye açısından çıkarılması gereken derslere odaklandı. “Tehdidin ne kadar yakınlaştığını ve acımasızlaştığını görmenin beka düzeyinde aciliyet arz ettiğini” söyleyen Bahçeli, “iç cephenin önemi” ile “milli birlik ve dayanışmanın değerinin” daha iyi anlaşılması gerektiğini vurguladı.
“Komşu ülkemiz İran’ın başına gelen… musibetlerden ülkemizi soyutlamak… hem imkânsız, hem de izansızlıktır” diyen Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefi üzerinden iç birlik çağrısını öne çıkardı.
“Türk-Kürt kardeşliği” vurgusu ve “Terörsüz Türkiye” mesajı
Bahçeli, konuşmasında “Türk-Kürt kardeşliği” ifadesini de kullanarak, bu başlığa yapılan çağrıların “çarpıtıldığını” söyledi. “Terörsüz Türkiye hedefine dudak büken aymazlar” diyerek eleştirilerini sertleştiren Bahçeli, çevredeki “ateş çemberi”ne işaret edip milli birlik vurgusunu yineledi.
“Vatan ve millet elden gidince… ne yapalım oyu? Nasıl yapalım siyaseti?” sözleriyle, güvenlik ve beka temasını siyasetin üstünde bir zemine taşıdı.
“Türkiye yeni İran’dır” iddialarına yanıt: “Ölürsek şehit, kalırsak gazi”
Bahçeli, Tel Aviv medyası ve bazı isimler üzerinden Türkiye’ye dönük iddiaları da gündeme getirdi. “Türkiye yeni İran’dır” iddiasının dillendirildiğini belirten Bahçeli, “İran’dan sonra sıra Türkiye’de” gibi söylemlerin de dolaşıma sokulduğunu söyledi.
Bu çerçevede Bahçeli, “Ölümden öte köy yoktur… ölürsek şehit, kalırsak gazi olacağımız” vurgusuyla, Türkiye’ye dönük tehdit algısına karşı kararlılık mesajı verdi. “Doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten vazgeçeceğimizi hiç kimse düşünmemelidir” ifadelerini kullandı.
İran halkına taziye, bölgede barış çağrısı
Bahçeli, hayatını kaybeden isimlere rahmet dileyerek İran halkına başsağlığı mesajı verdi. “Bir devletin en üst mevkiinde bulunan 50’ye yakın kişinin aynı anda hedef alınmasından… ibret almayalım da ne yapalım?” sözleriyle saldırının boyutuna dikkat çekti.
Pakistan-Afganistan hattındaki gerilime de değinen Bahçeli, çatışmaların son bulması temennisini dile getirdi ve “Savaşın kazananı yoktur, barışın kazananı ise çoktur” dedi. Türkiye’nin diplomatik çabalarına atıf yapan Bahçeli, “Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde… barış ortamının yeşermesi samimi dileğimizdir” ifadelerini kullandı.
“İran, İranlılarındır”
Konuşmanın kritik cümlelerinden birinde Bahçeli, İran’ın “2500 yüzyılı bulan” devlet geleneğine sahip olduğunu vurguladı ve “İran İslam Cumhuriyeti’nin siyasi ve toprak bütünlüğü mutlaka korunmalıdır” dedi.
“İran, İranlılarındır” ifadesini kullanan Bahçeli, ülkenin “etnik ve mezhebi kategorilere bölünmesinin” Türkiye ve bölgeyi olumsuz etkileyeceğini savundu. “Siyonist-emperyalist azgınlığı sonuna kadar reddediyoruz” dedi.
Bin yıllık Anadolu vurgusu, Ankara’nın “jeopolitik merkez” tanımı
Bahçeli konuşmasının devamında, Oğuz boyunun Anadolu’ya gelişinin üzerinden bin yıl geçtiğini hatırlattı; “fetih” ve “işgal” kavramları üzerinden tarihsel bir çerçeve kurdu.
“Cumhuriyetimiz ve siyasi başkentimiz Ankara bin yıllık Anadolu’daki Türk jeopolitiğinin hem gereği, hem muhteşem anısı, hem de mükâfatıdır” diyen Bahçeli, Türkiye’nin güvenliği ve iç barışının “her şeyin önünde” olduğunu vurguladı.
“Biz yeryüzüne Ankara’dan bakmak zorundayız” ifadesiyle, dış politika ve güvenlik yaklaşımının merkezine Ankara’yı koydu.
“Son olarak: İran’a saldırıları kınıyorum”
Bahçeli, konuşmasının sonunda İran’a yönelik saldırıları “tereddütsüz” kınadığını yineleyerek, bölgesel barış ve istikrara dair mesajlarını tekrarladı. “Huzur istiyoruz, barış istiyoruz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.




