Özel Haber: Tevhide İrem Zorlu

Yıllar önce paylaşılan bir elbise fotoğrafı, milyonlarca insanın aynı görsele bakıp farklı renkler gördüğünü söylemesiyle küresel bir tartışmaya dönüşmüştü. Kimileri elbiseyi mavi-siyah, kimileri ise beyaz-altın olarak algıladı. Benzer bir durum daha sonra bir spor ayakkabı fotoğrafında da yaşandı.

Peki aynı görüntüye bakan insanlar gerçekten farklı renkler mi görüyor? İşte uzmanların değerlendirmeleri…

Uzmanlar Yorumladı

“BU DÜNYA DENİZDİR, BEDEN İSE BALIK”

Prof. Dr. Çağatay Çağlar, konuyu yalnızca tıbbi değil, felsefi bir çerçevede de ele alıyor. Mevlana’nın Mesnevi’sinden bir öğütle başlayan değerlendirmesinde şu dizelere yer veriyor:

Bu dünya denizdir, bedense balık. Bu denizde can balıkları çoktur. Sen görmüyorsun şapşal, çünkü körsün. O balıklar sana çarpıp dururlar. Açıkça görmek için aç gözünü.

Çağlar, bu sözlerin hakikati görmenin yalnızca bakmakla değil, algılamakla ilgili olduğunu vurgulayarak şunları sordu:

Peki gerçek dünyada da gördüklerimiz gerçekten mutlak gerçek mi? Yoksa beynimiz bize bir yorum mu sunuyor?

ELBİSE OLAYININ ASIL NEDENİ: IŞIK VE BEYNİN YORUMU

İnsan gözünün, elektromanyetik spektrumun yalnızca 350–750 nanometre arasındaki dar bölümünü algılayabildiğini söyleyen Çağlar, “Göremediğimiz devasa bir ışık dünyası var. X ışınları, kızılötesi, ultraviyole vs. Hepsi var ama biz görmüyoruz. Buna rağmen dünyayı eksiksiz gördüğümüzü düşünüyoruz” dedi.

Görme sürecinin ise son derece karmaşık olduğundan da bahseden Çağlar, ” Fotoğraftaki ışığın geliş yönü, gölgeler ve ortam aydınlatması beynin renkleri telafi etme biçimini etkiliyor. Işık cisimden yansıyor, kornea ve mercekten geçerek retinaya düşüyor. Retina görüntüyü ters algılıyor, ardından elektriksel sinyallere dönüştürerek beynin arka kısmındaki görme merkezine iletiyor. Tüm bu süreç milisaniyeler içinde gerçekleşiyor. Yani görme dediğimiz şey aslında beynin yaptığı bir düzeltme ve yorumlama işlemidir” ifadelerini kullandı.

Elbise Haber Içi 1

10 MİLYON RENK Mİ, 100 MİLYON MU?

İnsan gözünde üç tip koni hücresi bulunduğunu ve ortalama bir bireyin yaklaşık 10 milyon renk tonu ayırt edebildiğini belirten Çağlar, “Nadir görülen ‘Tetrakromasi’ durumunda dört koni hücresine sahip bireylerin 100 milyon renk tonu algılayabilir. Bazı insanlar renk tonları konusunda olağanüstü hassas da olabilir. Aynı gri tonu birine tek renk gibi görünürken başka biri onlarca alt tonu ayırt edebilir” dedi.

Haber Içi 2 Elbise

HASTALIKLAR VE ALGI YANILMALARI

Prof. Dr. Çağlar, gözden beyne uzanan sistemdeki en küçük farklılığın bile algıyı değiştirebileceğini belirterek şunları kaydetti:

Aile Bakanlığı duyurdu: KPSS’siz personel alımı haberi gerçek değil!
Aile Bakanlığı duyurdu: KPSS’siz personel alımı haberi gerçek değil!
İçeriği Görüntüle

Kataraktı olan bireyler renkleri soluk görüyor, sarı nokta hastalığında cisimlerin farklı boyutlarda algılanabiliyor, bazı psikiyatrik durumlarda ise var olmayan görüntülerin görülebiliyor. Ayrıca renk körlüğü erkeklerde yaklaşık yüzde 8 oranında, kadınlarda ise çok daha nadir görülüyor. Yani her insan çevresini farklı gözlerle ve farklı algı mekanizmalarıyla görüyor.

Haber Içi 3

RENK ALGISI BEYİNDE YENİDEN İNŞA EDİLİYOR

Prof. Dr. Alper Karaoğlan ise konuyu nörobilim açısından şu şekilde değerlendiriyor:

İnsanda üç tip koni hücresi bulunuyor. S-konileri: Mavi, M-konileri: Yeşil, L-konileri: Kırmızı. Bu konilerin sayısı ve oranları kişiden kişiye ciddi farklılık gösterebiliyor. Ancak asıl fark retinadan sonra başlıyor. Renk reseptörlerinden çok, beynin gri maddesinde gerçekleşen işlemleme farklılıkları belirleyicidir. Nöronların bağlantı sayısı ve şekli kişiye özgüdür. Bu da renk ayrımında bireysel farklar oluşturur.

YAŞ, RUH HALİ VE GEÇMİŞ DENEYİMLER

Yaşlanmayla birlikte göz merceğinin sararmasının mavi spektrumu azalttığını belirten Karaoğlan, “Beyin renk algısını pasif şekilde almaz; aktif biçimde yeniden inşa eder. Aynı kişi bile farklı ışık koşullarında aynı rengi farklı algılayabilir.”

Karaoğlan çarpıcı soru yönelterek:

Benim ‘kırmızı’ dediğim şey ile sizin ‘kırmızı’ dediğiniz şey gerçekten aynı mı? İşte bunu kesin olarak bilmemiz mümkün değil.

“GÖRDÜĞÜMÜZ AYNI, GERÇEKLİK FARKLI”

Prof. Dr. Çağatay Çağlar sözlerini bitirirken:

'Görüntü aynıdır; gerçeklik farklıdır.' Elbise tartışması belki yıllar önce sona erdi. Ancak bilim insanlarına göre asıl mesele hâlâ geçerliliğini koruyor. İki insanın dünyayı birebir aynı renklerle gördüğünü kesin biçimde söylemek bilime göre mümkün değil.

Belki de asıl soru şu:

Gördüğümüz şeye mi inanıyoruz, yoksa beynimizin bize sunduğu yoruma mı?

Evet her insan çevresini farklı gözlerle, farklı renklerle ve farklı algılarla görür. Görüntü aynıdır; gerçeklik farklıdır. 'Tüm bu gördüklerimiz gerçek mi, her zaman gördüğümüze inanmalı mıyız’ buna da bu yazıyı okuduktan sonra siz karar verin.