TÜRKSOY Genel Sekreterliği’nde, Bakü Türkoloji Kongresi’nin 100. yılı kapsamında hazırlanan “Türk Dünyası’nda Repressiya” adlı eser düzenlenen törenle kamuoyuna tanıtıldı.
Eser, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, TÜRKSOY ve Ahmet Cevat Enstitüsü iş birliğiyle geçen yıl gerçekleştirilen çalıştayda sunulan bildirilerden derlendi. Kitapta, özellikle 1930’lu yıllarda Sovyetler Birliği’nde baskı ve sürgünlere maruz kalan Türk aydınlarının yaşadıkları ele alınıyor.
Yalnızca anmak değil, mirası yaşatmak da gerekiyor
TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, açılış konuşmasında 1926 Bakü Kurultayı’nın Türk dünyası için ortak dil ve gelecek arayışının simgesi olduğunu vurguladı. Repressiya dönemine dikkat çeken Raev, bu sürecin yalnızca bir yas değil, aynı zamanda yarım kalan ideallerin yeniden canlandırılması sorumluluğunu da beraberinde getirdiğini ifade etti.
Raev şu ifadeleri kullandı:
“Bugün onları anarken yalnızca bir matem tutmuyoruz. Aynı zamanda yarım kalan ideallerini, susturulmuş seslerini ve kesintiye uğratılmış bilimsel miraslarını yeniden canlandırma sorumluluğunu da hissediyoruz. Repressiya bize şunu öğretir: Aydınların susturulduğu bir toplumda yalnızca insanlar değil, hakikat de yaralanır.”

"Tarih sadece geçmiş değildir; tarih büyük bir gelecektir"
Ahmet Cevat Enstitüsü Başkanı Ruhi Ersoy ise konuşmasında, Mağcan Cumabay, Süleyman Çolpan ve Ahmet Cevat gibi isimlerin Türk dünyasına bağlılıkları nedeniyle hayatlarını kaybettiğini hatırlattı. Ersoy, tarih bilincinin geleceğin inşasında belirleyici rol oynadığını vurgulayarak, “Tarih sadece geçmiş değildir; tarih büyük bir gelecektir. Bugün Türk Devletleri Teşkilatına kadar uzanan kurumlar, o aydınların açtığı yolda inşa edilmiştir” ifadesini kullandı.

Akademisyenlerden ortak hafıza vurgusu
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Naci Bostancı, 1926’daki kongrenin zorlu şartlara rağmen gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, dönemin aydınlarının büyük bir sorumluluk üstlendiğini dile getirdi. “O insanlar ekmek derdiyle uğraşmaları gerekirken Türkoloji ile ilgilenme zorunluluğu hissettiler. Duyup da anlatamadıklarını söze dökmek için bir araya geldiler” dedi.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ise “Unutmak en büyük ihanettir, en büyük vefasızlıktır. Bugün bu toplantıyı bir kitap tanıtımı olarak değil, yarım kalmış bir medeniyet cümlesinin tamamlanması olarak görüyorum” cümleleriyle üzerlerine düşen yükü gerçekleştirdiklerini vurguladı.
Eğitim ve gençlik projeleri gündemde
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, Türk dünyasına yönelik ortak ders kitaplarının eğitim sistemine dahil edildiğini hatırlattı. Ayrıca gençlerin tarih bilincini güçlendirmeye yönelik projelerin sürdüğünü aktardı.
Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev, TÜRKSOY’u “ortak ev” olarak nitelendirirken, Azerbaycan Büyükelçiliği Müsteşarı Fuzuli Mecidli ise ortak eğitim çalışmalarının genişletilmesi gerektiğini ifade etti.
Tören, kitabın kurdele kesimiyle sona erdi. Programa Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus başta olmak üzere çok sayıda akademisyen, bürokrat ve davetli katıldı.

Yetkililer, eserin Türk dünyasının ortak hafızasına katkı sağlaması ve gelecek nesillere güçlü bir kültürel miras bırakması açısından önemli bir çalışma olduğunu vurguladı.




