Özel Haber /Ebru Şahin

Fotoğraf/Tevhide İrem Zorlu

Süre aşıldı, çözüm yok: Söğütözü Metro’da belirsizlik sürüyor
Süre aşıldı, çözüm yok: Söğütözü Metro’da belirsizlik sürüyor
İçeriği Görüntüle

FIFA kokartlı eski hakem Ali Palabıyık Türk futbolu ve hakemlik sistemine dair değerlendirmelerde bulundu. Liyakat eksikliği, artan baskı ve VAR sisteminin etkilerinden bahseden Palabıyık, asıl problemin sistemden çok futbol kültüründen kaynaklandığını söyledi.

“En büyük problem liyakatsiz atamalar”

Türk futbolundaki en büyük sorunun yönetim anlayışı olduğundan bahseden Palabıyık, hakem atamalarındaki güvensizliğin sahaya doğrudan yansıdığını söyleyerek, “Bence Türk futbolundaki en büyük problem yöneticiler ve yöneticilerin yapmış olduğu liyakatsiz atamalar. Hakemler yöneticilerine güvenmediğinde maalesef bu güvensizlik sahaya da yansıyor. Belli hakemler sahada hata yapmalarına rağmen hata yapmayan hakemlere göre daha çok maçlara gidip hata yapmaya devam ediyorlar. Hakemler hem saha içinde hem dışında baskı altında.

Neden bu maça bu hakem atandı? sorusu artık bir gizem olmaktan çıkmalı. Yapay zekâ destekli bir atama sistemiyle hakemin geçmiş performans puanları, takımlarla olan istatistikleri ve zorluk derecesi kamuoyuna açık bir formülle belirlenmeli” dedi.

Ali Palabıyık 11

“8 Mart 2022’de Türk futboluna darbe yapıldı”

Türk hakemliğinin son yıllarda geriye gittiğini savunan deneyimli hakem, özellikle 2022 sonrası süreci kırılma noktası olarak değerlendirdiğini söyledi.

“Türk futboluna ve hakemliğe en büyük darbe 8 Mart 2022’de başladı ve hala günümüzde merkez hakem kurulu tarafından devam ediliyor. Tecrübeli hakemlerin tamamının yok edildiği bir ortamda genç hakemler tecrübe kazanmadan maçlara atanıyor. Her hafta sonu genç hakemler kısa sürede yıpranıyor. Tecrübe kazanma yerinin Süper Lig olmadığı her hafta oynanan maçlardan sonra ortaya çıkıyor.”

“Türkiye’de baskı çok daha fazla”

Türkiye’de hakemler üzerindeki baskının Avrupa’ya kıyasla çok daha yoğun olduğunu belirten Palabıyık, özellikle sosyal medya ve yönetici açıklamalarının bunda büyük etkisi olduğunu söyledi.

“Türkiye’de tabii ki hakemler üzerindeki baskı Avrupa’ya göre her zaman daha fazla oluyor. Özellikle sosyal medyada maalesef çok büyük bir linç kültürü var. Özellikle maç sonu kızgınlıkla yapılan açıklamalar hem Türk futboluna hem de Türk hakemliğine çok büyük zarar veriyor. Maalesef ülkemizde birbirimize karşı anlayış ve saygı günden güne azalıyor. Avrupa’da maç biter, 2 saat tartışılır. Burada maç biter, 1 hafta bazen sezon boyu konuşulur”

Ali Palabıyık 10

“Avrupa ile fark yaklaşım farkı”

Türkiye ile Avrupa arasındaki VAR süresi farkının nedenini anlatan Palabıyık, yaklaşım farkından bahsederek, “Bizde emin olma takıntısı var. Avrupa’da bariz hata var mı diye bakılır. Bizde en doğrusu ne diye bakılıyor, bu da süreyi uzatıyor” dedi.

“Güven her geçen gün azalıyor”

Hakemlere duyulan güvenin her geçen gün azaldığını söyleyen Palabıyık, teknik gelişime rağmen güven kaybı yaşandığını dile getirerek, “Teknik olarak daha donanımlıyız ama otorite ve saha içinde karar alma özgürlüğü açısından geriye gittik. Türkiye’de medya, taraftar ve kulüp baskısı Avrupa’nın çok üzerinde. Hakemler haftalarca tartışma konusu oluyor. Bundan dolayı da hakemlere duyulan güven günden güne azalıyor” dedi.

“Şeffaflık şart”

Hakem performansının artırılması için şeffaflık çağrısı yapan Palabıyık, değerlendirme sisteminin şeffaf olması gerektiğini söyleyerek,

“Performans değerlendirmeleri şeffaf olmalı. Hata yapan hakem ceza almalı ama bu kamuoyu önünde değil, kurum içinde olmalı. Saha içinde fiziksel olarak hazır olmanın yanında, zihinsel olarak da hakemlerin sahaya odaklanması gerekiyor. Hakemler her zaman sessiz birer kutu gibi. TFF, kritik maçlardan sonra hakemlerin tartışmalı pozisyonlardaki karar gerekçelerini teknik olarak açıklamasını sağlamalı. Neden penaltı çalındı, neden kırmızı kart veya neden müdahale edilmediği sorusunun teknik cevabını duymak, spekülasyonu azaltacaktır" dedi.

Ali Palabıyık 12

“Genç hakemler erken sahaya atılıyor”

Hakem yetiştirme sistemini de eleştiren Palabıyık, genç hakemlerin yeterli tecrübe kazanmadan üst seviyeye çıkarıldığını ifade ederek, “Genç hakemler maalesef henüz tecrübe kazanmadan maçlara çıkıyorlar. Alt liglerde görev yapıp tecrübe kazanması gereken hakemler, hiçbir Avrupa ülkesinde yapılmamış gençleştirme operasyonu adı altında tecrübeli birçok hakemin hakemliğini bitirilerek sisteme dahil oldular. Bunu isteyen kulüpler her hafta genç hakemlerden şikayetçi oluyorlar. Mevcut MHK tarafından getirilen bu sistemde Türk hakemliği maalesef Avrupa’da en az görev alan ülke haline geldi" dedi.

“VAR tartışmayı bitirmedi”

VAR sistemine dair değerlendirmelerde bulunan Palabıyık, uygulamanın tartışmaları tamamen ortadan kaldırmadığını söyledi.

“Evet, bariz hataları düzeltti. Ama tartışmaları azaltmak yerine farklı bir boyuta taşıdı. Sahada verilen veya verilmeyen kararlar veya benzer pozisyonlara farklı kararların çıkması çok büyük probleme neden oluyor. UEFA standartlarında VAR çizgimiz olması gerekirken maalesef standardı tutturamadık.”

“Son söz artık hakemde değil”

VAR’ın hakem otoritesini değiştirdiğini söyleyen deneyimli hakem, karar mekanizmasının dönüşüm geçirdiğini belirtti. “Artık sahada son söz hakemde değil. VAR aslında hakemin otoritesini tamamen azaltmaktan çok, hakemliğin doğasını değiştirdi. Artık hakemler tek başına değil, teknoloji destekli bir ekip olarak sahada karar veriyor.”

V A R

“Standart sorunu var”

Türkiye’de VAR uygulamasında standart sorunu olduğunu söyleyen Palabıyık, gri pozisyonlarda farklı yorumların dikkat çektiğini söyleyerek, “Özellikle gri pozisyonlarda VAR protokolündeki açık ve bariz hata tanımı, Türkiye’de her hafta farklı yorumlanıyor. Bir hafta müdahale edilen pozisyona, ertesi hafta hakem takdiri denilerek geçilmesi, standart eksikliğini kanıtlıyor” dedi.

Bazı pozisyonlarda VAR’a gidilmemesinin tartışma yarattığını belirten Palabıyık, uygulama farkına dikkat çekti. “UEFA’da açık ve bariz hata kuralı var, bizde her pozisyonu inceleme eğilimi var. Futbol kültürü çok değişti.”

“Büyük maç baskısı daha yoğun”

Büyük maçların hakemler üzerindeki etkisine de değinen Palabıyık, baskının bu maçlarda daha yoğun hissedildiğini belirterek, “Etkilenmez desem yalan olur. 50.000 kişi bağırıyor, diğer maçlara göre daha çok yorum yapılıyor, özellikle sosyal medyada daha çok yer buluyor. Baskı daha yoğun, her karar daha fazla tartışılıyor. Ama bu bir mazeret değil” dedi.

Hakemlerin baskı altında karar vermesinin zorlaştığını, özellikle genç hakemlerin bundan daha fazla etkilendiğini söyleyen Palabıyık, “Maç kaybedince faturayı hemen hakeme kesen, stat çıkışlarında sert açıklamalar yapan yönetici profili değişmediği sürece, özellikle genç hakemlerin sahada özgür karar vermesi zorlaşır. Baskı altında kalan hakem oyunun kontrolünü kaybeder” dedi.

“Hakemler sosyal medyadan uzak durmalı”

Hakemlerin, çalıştığı dönemde sosyal medya kullanmasına karşı olduğunu söyleyen Palabıyık, eleştirilerin, yorumların hakemlerin kararlarını etkileyebileceğini düşündüğünü belirterek, “Hakemlerin özellikle aktif olduğu dönemde sosyal medya kullanmasına karşıyım. Hakemler yönettikleri maç sonrası sadece kendi yöneticilerinin eleştirilerini dinlemeli ve düzeltmesi gereken noktaları var ise ona odaklanmalıdır. Sosyal medya da maalesef bazı paylaşımlar sadece hakemlerin bir sonraki maçta kararlarını etkilemek için yapılıyor” dedi.

Ali Palabıyık 9

“Hata da var algı da”

Hakem hatalarına ilişkin tartışmaları değerlendiren Palabıyık, sorunun hem gerçek hem de algısal boyutu olduğunu ifade etti. “Hata mı algı mı? İkisi de. Gerçek hatalar var ama algı çok daha büyük. Her pozisyon tekrar tekrar izlenince hata sayısı artıyor. Benzer pozisyonlarda farklı kararlar çıkması, VAR incelemesinin neden yapıldığının anlaşılmaması ve uzayan süreler eleştirileri artırıyor.”

“Sorun sistem değil, kültür”

Türk futbolunun geleceğine dair değerlendirmede bulunan Palabıyık, asıl problemin yapısal değil kültürel olduğunu söyleyerek, “Futbol olarak Avrupa seviyesine yaklaşıyoruz ama hakemlik olarak zor. Bizim sorunumuz sistem değil, kültür. Hakem düşmanlığı bir spor haline geldi. Bu değişmeden zor” dedi.

Türk hakemlerinin Avrupa’da görev alma konusunda konuşan Palabıyık, yeni jenerasyonun desteklenmesi gerektiğini savunarak, “Cüneyt Çakır’ın jenerasyonu bir şanstı. Sonrası zorlaştı. Ama bireysel olarak yetenekli gençler var. Onlara sahip çıkılmalı” dedi.

Ali Palabıyık 4

“Hakemler daha cesur olmalı”

Palabıyık, hakemlerin daha cesur olması gerektiğini söyleyerek, “Hakemler saha içerisinde gördüğü pozisyona karar vermiyor, VAR hakemine bırakıyor. Daha cesur olunmalı” dedi. Hakemliğin en zor yanına da değinen Palabıyık, “Ben 24 yıl sahada kaldım. En zoru doğru kararı vermek değil, verdiğin kararın arkasında durmaktı” dedi.

Kariyerine dair özeleştiride bulunan Palabıyık, “Yönettiğim bir maçta, kırmızı kart verdim, sonra pozisyonu tekrar izlediğimde sarı yetermiş. Ama o an hissettim, verdim. Pişmanlık değil, ders” dedi.

Ali Palabıyık13

Aktif hakemlere de tavsiyelerde bulunan Palabıyık, “İyi hakem sadece kural bilen değil oyunu yöneten, iletişimi güçlü ve kendine güvenen hakemdir. Sahadaki lider sensin. VAR’a güven ama ilk kararını kendin ver” dedi.