Hamdi Ulukaya liderliğindeki ABD iş dünyası heyeti, Ankara’da iki gün süren yoğun temaslarını tamamladı.
Enerji, teknoloji, savunma, sağlık ve finans başta olmak üzere sekiz farklı sektörü temsil eden 25 Amerikan şirketi ve 40’tan fazla üst düzey yönetici, Türkiye’nin ekonomik hedefleri doğrultusunda kamu ve özel sektörle kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.
Heyetin temsil ettiği toplam piyasa değerinin 3 trilyon doların üzerinde olması, ziyaretin ekonomik ağırlığını ortaya koydu.
Cumhurbaşkanlığı ve kabine düzeyinde görüşmeler
Heyet programı kapsamında Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul edildi.
Görüşmelerde ayrıca çok sayıda bakanla temas sağlandı. Savunmadan enerjiye, sağlıktan ulaştırmaya kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirilen toplantılarda yatırım ortamı, üretim kapasitesi ve stratejik iş birlikleri ele alındı.
Program çerçevesinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile yapılan görüşmeler de dikkat çekti.

“Türkiye ile birlikte büyüme inancıyla buradayız”
Ulukaya, temasların ardından yaptığı değerlendirmede ABD iş dünyasının Türkiye’ye bakışını net ifadelerle ortaya koydu.
“Türkiye’ye sadece görüşmeye değil, uzun vadeli ortaklıkları büyütmeye geldik” diyen Ulukaya, Amerikan şirketlerinin Türkiye’de kısa vadeli değil kalıcı bir yatırım perspektifiyle hareket ettiğini vurguladı.
100 milyar dolarlık hedef masada
Ankara’daki görüşmelerde Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefi öne çıkan başlıklardan biri oldu.
Enerji dönüşümü, yüksek teknoloji yatırımları, dijital altyapı, savunma sanayi iş birlikleri ve tedarik zincirleri gibi stratejik alanlarda iş birliğinin artırılması gündeme geldi.
Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı kapsamında belirlediği önceliklerin de detaylı şekilde ele alındığı görüşmelerde, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve sektörel koordinasyonun artırılması üzerinde duruldu.
Ankara, küresel yatırım gündeminde
Gerçekleştirilen temaslar, ABD iş dünyasının Türkiye’ye olan ilgisinin sürdüğünü ve ekonomik ilişkilerin kurumsal zeminde güçlenmeye devam ettiğini gösterdi.
Ankara’da tamamlanan program, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin yalnızca ticaretle sınırlı kalmadığını; teknoloji, üretim ve uzun vadeli stratejik ortaklık boyutuna taşındığını ortaya koydu.





