18 Mayıs 1944... Tarihin en acı toplu sürgünlerinden biri bu tarihte başladı. Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin tarafından alınan kararla Kırım’da yaşayan on binlerce Tatar Türkü, bir gecede evlerinden çıkarılarak sürgün trenlerine bindirildi. Aradan geçen 82 yıla rağmen yaşanan acılar hafızalardaki yerini koruyor.
Bir gecede başlayan büyük insanlık dramı
Sovyet güvenlik güçleri, 18 Mayıs sabahı erken saatlerde Kırım’daki Tatar ailelerin kapılarını çaldı. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve hastalar dahil binlerce insan, kısa süre içinde evlerinden çıkarıldı.
Yanlarına sınırlı eşya almalarına izin verilen aileler, insanlık dışı şartlarda yük vagonlarına bindirilerek Orta Asya başta olmak üzere Sovyet coğrafyasının farklı bölgelerine gönderildi.
Binlerce kişi yolda hayatını kaybetti
Tarihsel verilere göre yaklaşık 190 binden fazla Kırım Tatarı sürgüne gönderildi. Günler süren yolculuklarda açlık, susuzluk, salgın hastalıklar ve ağır yaşam koşulları nedeniyle binlerce kişi yaşamını yitirdi.Bu süreç yalnızca fiziksel bir göç değil, aynı zamanda bir halkın kültürüne, kimliğine ve tarihine vurulan ağır bir darbe olarak kayıtlara geçti.
Kırım Tatar halkının hafızasında silinmeyen yara
Kırım’dan koparılan Kırım Tatarları, yıllar boyunca ana vatanlarına dönemedi. Ancak 1980’li yılların sonlarına doğru yeniden dönüş süreci başladı.Bugün 18 Mayıs, Türk dünyasında ve uluslararası platformlarda Kırım Tatar halkının yaşadığı büyük trajedinin unutulmaması için anma günü olarak yaşatılmaya devam ediyor.





