Türkiye’de nüfus artış hızının gerilemesi uzun süredir tartışılırken, ekonomik boyut çoğu zaman arka planda kalıyor. Ancak OECD karşılaştırmaları ve son analizler, çocuk sahibi olmanın Türkiye’de ciddi bir mali risk haline geldiğini gösteriyor. Uzmanlara göre mevcut vergi ve prim yapısı, ailelerin doğurganlık kararlarını doğrudan etkiliyor.
OECD VERİLERİ TÜRKİYE’Yİ AYRIŞTIRIYOR
OECD’nin “tax wedge” olarak tanımladığı toplam vergi yükü hesaplamaları; gelir vergisi, çalışan ve işveren SGK primleri ile nakit destekler birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin hemen her hane tipinde OECD ortalamasının üzerine çıktığını ortaya koyuyor.
Çocuklu haneler açısından tablo daha da çarpıcı hale geliyor.
TEK EBEVEYNDEN ÇİFT GELİRLİ AİLELERE KADAR AYNI BASKI
Paylaşılan verilere göre iki çocuklu hanelerde:
- Bekâr ebeveynlerde vergi yükü yaklaşık yüzde 34 seviyesinde. OECD ortalaması ise yüzde 17 civarında.
- Evli ve tek kazanan ailelerde bu oran yüzde 39’a çıkıyor.
- Evli ve iki kazanan ailelerde yüzde 36 seviyesinde seyrediyor.
- Yüksek ücretli iki kazanan ailelerde ise vergi yükü yaklaşık yüzde 38’e ulaşıyor.
Bu oranlar, Türkiye’de çocuklu ailelerin hemen her gelir grubunda OECD ortalamasının belirgin şekilde üzerinde bir mali yük taşıdığını gösteriyor.
DOĞURGANLIK SADECE TERCİH MESELESİ DEĞİL
Uzman Mutemet Sedat Atlas’a göre bu tablo, düşük doğurganlığın yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını ortaya koyuyor. Atlas, “Türkiye, OECD ülkeleri arasında çocuklu ailelere en az nakit desteği sağlayan ülkelerden biri olmasına rağmen, en yüksek bordro vergisini uygulayan ülkeler arasında yer alıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.
ÇÖZÜM ÖNERİSİ: ÇOCUK ODAKLI VERGİ REFORMU
Analizde, doğurganlığı teşvik etmek için mali yapının köklü biçimde ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Öne çıkan öneriler arasında:
- Gelir vergisi dilimlerinin çocuk sayısına göre yeniden düzenlenmesi
- Çalışan SGK primlerinin çocuk sayısına bağlı olarak azaltılması
- Eksik kalan primlerin devlet tarafından karşılanması
yer alıyor.
MALİ YAPI DEĞİŞMEDEN DEMOGRAFİ DÜZELMEZ
Uzmanlara göre bu tür bir reform, aile bütçelerini güçlendirecek, çocuk sahibi olmayı ekonomik açıdan sürdürülebilir hale getirecek ve Türkiye’nin hızla yaşlanan nüfus yapısına karşı dengeleyici bir etki yaratacak.
Kaynak: HEKİMSEN / OECD verileri




