Uluslararası denizcilik izleme platformu MarineTraffic ile Kpler Risk ve Uyumluluk birimlerinin yayımladığı son rapor, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin son haftalarda belirgin şekilde azaldığını ortaya koydu.Rapora göre 28 Şubat ile 12 Mart tarihleri arasında yalnızca 15 yüklü sıvı tankerinin boğazdan geçtiği tespit edildi. Bu sayı, bölgenin normal yoğunluğuna kıyasla oldukça düşük bir seviyeye işaret ediyor.

12 Mart 2026 itibarıyla ise boğazdan yalnızca iki geminin geçiş yaptığı doğrulandı. Bunlardan birinin “gizli filo” olarak tanımlanan tankerlerden biri olduğu, diğerinin ise standart ticari gemi olduğu belirtildi. Aynı gün yaptırım kapsamındaki herhangi bir geminin geçiş yapmadığı da raporda yer aldı.

Yaptırımlı tankerler ve “gizli filo” hareketliliği sürüyor

Raporda yer alan verilere göre 11 Mart tarihinde boğazdan toplam yedi gemi geçti. Bu gemiler arasında:

· 3 yaptırım uygulanan tanker

· 1 “shadow fleet” yani gizli filo tankeri

· diğer ticari gemiler bulunuyordu.

Uzmanlar bu durumun, uluslararası yaptırımlara rağmen bazı ticaret akışlarının boğaz üzerinden devam ettiğini gösterdiğini belirtiyor.

Ayrıca bazı tankerlerin AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) sinyalini kapatmadan geçiş yaptığı da dikkat çekti. Normal şartlarda yaptırım riski taşıyan tankerlerin hassas bölgelerde AIS sinyalini kapatarak hareket ettiği biliniyor. Bu durumun, operatörlerin risk toleransında değişime işaret edebileceği değerlendiriliyor.

Deniz güvenliği riskleri artıyor

Kpler Risk ve Uyumluluk biriminin yayımladığı raporda, Şubat ayının sonlarından itibaren Hürmüz Boğazı ve çevresinde çok sayıda güvenlik olayı yaşandığı ifade edildi.

Paris’te kritik Türkiye–NATO toplantısı: Savaş uyarısı yapıldı
Paris’te kritik Türkiye–NATO toplantısı: Savaş uyarısı yapıldı
İçeriği Görüntüle

Denizcilik otoritelerinin raporlarına göre bölgede:

· ticari gemilere yönelik mermi saldırıları,

· insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırılar,

· navigasyon sistemlerine yönelik GNSS sahtekârlığı vakaları

bildirildi.Bu tür saldırıların artması, dünyanın en kritik enerji koridorlarından birinde faaliyet gösteren gemiler için operasyonel risk seviyesinin yükseldiğine işaret ediyor.

AIS kapatma ve sahte GPS sinyalleri endişe yaratıyor

Uzmanlar, bölgede yaşanan güvenlik riskleri nedeniyle birçok geminin AIS sistemini kapatarak veya sahte GPS sinyalleri altında hareket ettiğini belirtiyor.

Bu durum gemilerin konumunun gerçek zamanlı olarak izlenmesini zorlaştırırken, bazı geçişlerin sonradan veri analizleriyle tespit edilmesine yol açabiliyor. Bu nedenle geçiş sayılarının zaman içinde revize edilebildiği de ifade ediliyor.

Dünya enerji ticaretinin kalbi

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’nden çıkan petrol ve LNG sevkiyatlarının büyük bölümünün geçtiği dar bir deniz koridoru olarak küresel enerji piyasasında kritik bir rol oynuyor.Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmı bu boğaz üzerinden gerçekleştiği için bölgede yaşanan güvenlik sorunları küresel enerji fiyatlarını ve lojistik maliyetleri doğrudan etkileyebiliyor.

Türkiye için stratejik önem taşıyor

Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin Türkiye açısından da yakından takip edilmesi gereken bir konu olduğuna dikkat çekiyor.

Türkiye enerji ihtiyacının önemli bölümünü ithalat yoluyla karşılarken, Orta Doğu’dan gelen petrol ve enerji sevkiyatlarının önemli bir kısmı Hürmüz Boğazı üzerinden dünya piyasalarına ulaşıyor.

Bu nedenle boğazdaki güvenlik risklerinin artması veya tanker trafiğinin düşmesi durumunda enerji fiyatlarında dalgalanmalar ve lojistik maliyetlerde artış yaşanabileceği değerlendiriliyor.Uluslararası denizcilik kuruluşları ve enerji piyasaları, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik gelişmeleri ile tanker geçişlerini yakından izlemeye devam ediyor.