Türkiye’nin ilk kadın il belediye başkanı olan Fatma Müfide İlhan (1911–1996), yalnızca bir yerel yönetici değil, Cumhuriyet’in erken döneminde kadınların siyasal alanda var olabileceğini fiilen gösteren öncü bir isim olarak hafızalarda yer alıyor. İlhan’ın vefatının 30’uncu yılı dolayısıyla yapılan değerlendirmelerde, onun siyasi ve toplumsal mirasının bugün hâlâ güncelliğini koruduğu vurgulandı.
CUMHURİYET KUŞAĞINDAN BİR EĞİTİMCİ
19 Şubat 1911’de İstanbul Beykoz’da dünyaya gelen Müfide İlhan’ın hayatı, erken yaşta yaşadığı kayıplar ve Cumhuriyet’in kurucu yıllarıyla şekillendi. Babası Mehmet Nazif Bey’i Çanakkale Cephesi’nde kaybeden İlhan’ın ailesiyle, amcası Fevzi Çakmak yakından ilgilendi. Ankara ve İstanbul’da geçen çocukluk ve gençlik yılları, onu Cumhuriyet elitleriyle temas eden bir kuşağın parçası hâline getirdi.
İstanbul Kandilli Lisesi’nden mezun olduktan sonra ilkokul öğretmenliği yapan İlhan, meslek hayatı boyunca eğitimi merkezine aldı. 1936–1937 yıllarında Berlin’de bulunarak Alman eğitim sistemini incelemesi ve Goethe Enstitüsü’nde Almanca öğrenmesi, onu döneminin ötesinde bir eğitimci konumuna taşıdı. Türkiye’ye döndükten sonra çocuk eğitimi ve sosyal hizmetler alanında çalışmalarını sürdürdü.
MERSİN’DE TARİHE GEÇEN SEÇİM
Çok partili hayata geçiş süreci ve 1950 seçimleri, Müfide İlhan’ın adını Türkiye siyasi tarihine yazdırdı. Demokrat Parti’nin Mersin’deki başarısının ardından, İlhan 8 Eylül 1950’de Belediye Meclisi tarafından oybirliğiyle belediye başkanı seçilerek Türkiye’nin ilk kadın il belediye başkanı oldu. Dönemin basınında “ilk kadın belediye reisimiz” başlığıyla yer alan bu gelişme, yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası basında da demokratik bir eşik olarak değerlendirildi.
Kadınların yerel siyasette fiilen temsil edilmesinin önünü açan bu adım, Cumhuriyet’in kadınlara tanıdığı siyasal hakların uygulamadaki karşılığı olarak görülüyor.
ZORLU GÖREV SÜRECİ VE SİYASİ MÜCADELE
Belediye başkanlığı döneminde aktif ve girişimci bir yönetim anlayışı benimseyen İlhan, Belediye Meclisi ile yaşadığı görüş ayrılıkları sonucunda 12 Aralık 1951’de görevinden alındı. Ancak bu durum, onun kamusal mücadelesini sona erdirmedi. 1954’e kadar Mersin Belediye Meclisi üyeliğini sürdürdü; aynı yıl Mücadele gazetesini çıkararak siyasal tartışmalara basın yoluyla katkı sundu.
Demokrat Parti’den ayrıldıktan sonra da kadınların ve bağımsız siyasal aktörlerin temsiline yönelik çalışmalarını sürdürdü. 1960’lı yıllarda ise eğitim ve sosyal hizmet alanlarına odaklanarak UNICEF ve Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen çocuk sağlığı ve eğitim programlarında görev aldı.
“BİR SEMBOL, BİR EŞİK”
Konuya ilişkin değerlendirme yapan Mavi Vatan Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi, Müfide İlhan’ın yalnızca bir “ilk” olmanın ötesinde, kadınların siyasal hayatta kalıcı biçimde yer almasının sembol isimlerinden biri olduğunu vurguladı. Açıklamada, İlhan’ın mirasının günümüzde yerel demokrasi, kadın temsili ve sivil katılım tartışmaları açısından hâlâ yol gösterici olduğu ifade edildi.
Fatma Müfide İlhan, eğitimci kimliği, sosyal hizmetlere katkıları ve siyasette açtığı kapıyla, Türkiye’nin demokratik hafızasında özel bir yer tutmaya devam ediyor.




