Türkiye’nin "genç ülke" imajı istatistiksel olarak zayıflıyor. 1950'lerde her 5 kişiden 1'i gençken, bugün bu oran gerilemiş durumda:
86 milyonluk toplam nüfusun 12,7 milyonunu oluşturan gençlerin oranı %14,8'e düştü. Bu düşüşün süreceği ve 2080 yılında genç nüfusun toplam nüfusun sadece %8,8'ini oluşturacağı öngörülüyor. Türkiye, %10,7 olan AB ortalamasının üzerinde kalsa da dünya ortalamasının (%15,6) gerisine düştü.
İstihdamda "Kayıp nesil" riski
Raporun en karamsar tablosu, toplumsal hayata katılamayan gençlerde görüldü:
Boşta Kalanlar: Gençlerin %23,3'ü ne bir okulda eğitim alıyor ne de bir işte çalışıyor. Bu oran genç kadınlarda her 10 kişiden 3'ünü (%30,9) kapsıyor.
İşsizlik: Genç işsizlik oranı %15,3 olurken, kadınlarda bu oran %22,1 ile alarm veriyor.
Sektör Tercihi: Çalışan gençlerin ana durağı %57,9 ile hizmet sektörü oldu.
Eğitim ve göçün nedeni aynı
Gençlerin hareketliliğinin temelinde akademik hayaller yatıyor:
Yükseköğretimde net okullaşma oranı %46,3'e ulaştı. Kadınların üniversiteye gitme oranı (%53), erkekleri geride bıraktı. Geçen yıl şehir değiştiren yaklaşık 449 bin gencin temel motivasyonu eğitim oldu.
Dijitalde yapay zeka, sosyal hayatta "Sağlık" öncelikli
Gençlerin yaşam tarzı ve mutluluk kaynakları da teknolojiyle şekilleniyor:
16-24 yaş arası gençlerin %39,4'ü üretken yapay zeka araçlarını kullanıyor. Bu araçlar en çok kişisel merak ve eğitim için tercih ediliyor. Gençlerin %54,4'ü mutlu olduğunu belirtiyor. En büyük mutluluk kaynağı ise başarı veya paradan önce sağlık (%38,8) olarak görülüyor.
Genç kadınlar ve şiddet gerçeği
Raporda üzücü bir başlık olarak şiddet verileri yer aldı. Son bir yılda 15-24 yaş grubundaki genç kadınların %15,2'sinin psikolojik şiddete maruz kaldığı, bunu dijital ve ekonomik şiddetin takip ettiği açıklandı.




