ÖZEL HABER: GAMZE MİNE GÜMÜŞ
Doğu Türkistan davasının yalnızca dönemsel çıkışlarla değil, sürekli ve kalıcı bir bilinçle hatırlatılması gerektiğini vurgulayan Barış Kurt, Turanyum Gazozu’nun bu düşünceden hareketle ortaya çıktığını söyledi. Türk Havadis’e konuşan Kurt, markanın ticari kaygılardan önce kültürel bir sorumluluk anlayışıyla şekillendiğini belirterek, “Amacımız slogan atmak değil, unutmaya karşı kalıcı bir hatırlatma oluşturmaktı.” dedi.
SİYASET VE DİDAKTİK DİLDEN BİLİNÇLİ BİR KOPUŞ
Turanyum fikrinin çıkış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurt, Doğu Türkistan meselesini gündemde tutmanın alışılmış yöntemlerin ötesine geçmesi gerektiğini ifade etti. Sürekli tekrar eden siyasi söylemlerin zamanla etkisini yitirdiğine dikkat çeken Kurt, bu nedenle günlük hayatın doğal akışı içinde yer alabilecek bir araç aradıklarını söyledi.
“Bu konuyu sürekli gündemde tutacak ama siyasi ya da didaktik olmayan bir yol arıyorduk. Günlük hayatta herkesin temas ettiği bir ürünle bunu yapabileceğimize karar verdik.” diyen Kurt, bu arayışın ilk etapta “Türkistan Gazozu” fikrini doğurduğunu, ardından Turanyum markasıyla daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir zemine taşındığını dile getirdi.
RENK, TASARIM VE SEMBOLİZM
Ürünün görsel dili ve tercih edilen renklerle ilgili de konuşan Kurt, Turanyum Gazozu’nun tasarımının tesadüfi olmadığını vurguladı. Mavi tonların ve genel tasarım anlayışının açık bir kültürel mesaj taşıdığını belirten Kurt, bu yaklaşımın bilinçli bir sembolizm içerdiğini ifade etti.
“Biz bu ürünü sadece üretip satmak için yapmadık. Yaptığımız her işte meselemizi düşünerek hareket ediyoruz.” diyen Kurt, tasarımın Doğu Türkistan bayrağını çağrıştırmasının bilinçli bir tercih olduğunu söyledi.
KALİTEDEN TAVİZ VERMEYEN ÜRETİM ANLAYIŞI
Turanyum Gazozu’nun içeriğine ilişkin bilgiler de paylaşan Kurt, ürünün yaban mersini aromalı olduğunu belirtti. Karadeniz’de “likapa” olarak bilinen bu meyvenin pahalı ve zor bulunan bir ham madde olduğuna dikkat çeken Kurt, üretim sürecinde kalite çizgisinden ödün verilmediğini vurguladı.
“En kaliteli şekilde, modern tesislerde üretim yaptırıyoruz. Uzun vadede kendi ham maddemizi üreteceğimiz ve istihdam sağlayacak bir tesis kurmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
TÜRKİSTAN KÜLTÜR EVİ: MÜCADELENİN KURUMSAL KARŞILIĞI
Kurt, aynı vizyonun bir parçası olarak hayata geçirilen Türkistan Kültür Evi’nin kuruluş amacına da değinerek, bu yapının yıllardır sürdürülen mücadelenin doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olduğunu söyledi. Bugüne kadar meydanlarda ve farklı platformlarda verilen mücadelenin artık kalıcı bir zemine taşındığını belirten Kurt, bu sürecin yalnızca söylemle sınırlı kalmadığını ifade etti.
“Meydanlarda haykırarak yaptığımız çalışmaları bugün bir işletme çatısı altında sürdürüyoruz. Modern çağda ahlaklı ticaretin nasıl yapılacağını da göstermek istiyoruz.” diyen Kurt, kültürel mücadelenin ekonomik hayatla da uyumlu biçimde sürdürülebileceğini vurguladı.
GENÇLERDEN GELEN İLGİ DİKKAT ÇEKİYOR
Ürünün piyasaya çıkmasının ardından özellikle gençlerden gelen geri bildirimlerin kendileri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getiren Kurt, bu ilginin doğru bir yolda ilerlediklerini gösterdiğini söyledi.
“Bir içecekten yansıyan şuura ihtiyacımız olduğunu gördük. Turanyum’la kendi benliğimizi yansıtmaya çalıştık.” ifadelerini kullanan Kurt, pazarlama anlayışlarının da bu duruşla şekillendiğini belirtti.
“Bizimle aynı yöne bakan, aynı ruhu taşıyan insanların ürünlerimize sahip çıkması bizim için yeterli.” dedi.
TAŞINMA SÜRECİNDE YAŞANAN MAĞDURİYET YARGIYA TAŞINDI
İş yerinin taşınma sürecinde yaşanan sorunlara da değinen Barış Kurt, ciddi mağduriyetler yaşadıklarını ancak hukuki sürecin devam etmesi nedeniyle detay paylaşamayacağını ifade etti.
“Büyük emek verdik, karşılığında vefasızlık gördük. Konu şu an adli mercilerde.” açıklamasında bulundu.
“DİK DURUŞTAN TAVİZ VERMEYİN” ÇAĞRISI
Açıklamasının sonunda kamuoyuna da mesaj veren Kurt, ahlak ve cesaret vurgusu yaptı. Toplumsal ve ticari hayatta ilkelere bağlı kalmanın önemine dikkat çeken Kurt, şu ifadeleri kullandı:
“Dik duruş sahibi olun. Hak ve hukuku gözeten insanlarla iş yapın. Ahlaktan taviz vermeden yolunuza devam edin.”




