Türk savunma sanayiinin paletli platformlar alanındaki önemli projelerinden TULPAR, Orta Asya’nın zorlu coğrafyasında sahaya çıktı. Geniş sıcaklık farkları, ağır arazi koşulları ve uzun süreli görev senaryolarında yapılan testler, aracın operasyonel dayanıklılığını ve görev esnekliğini ortaya koydu.

MODÜLER YAPI, GENİŞ KONFİGÜRASYON

TULPAR, 28.000 kg ile 45.000 kg arasında genişleyebilen modüler tasarımı sayesinde farklı konfigürasyonlara uyarlanabiliyor. Ortak gövde ve paylaşılan alt sistem mimarisi; bakım, idame ve lojistik süreçlerinde avantaj sağlarken, kullanıcıya görev bazlı esneklik sunuyor.

YÜKSEK ATEŞ GÜCÜ VE HAREKET KABİLİYETİ

Platform, 120 mm’ye kadar silah sistemlerini destekleyebilen altyapısıyla yüksek ateş gücü gerektiren görevler için etkili çözümler sunuyor. Üstün hareket yeteneği sayesinde ana muharebe tanklarının ağırlık nedeniyle sınırlı kaldığı dar şehir sokakları, hafif köprüler ve ormanlık alanlar gibi ortamlarda görev yapabiliyor.

KAZAKİSTAN’DA TESTLER BAŞARIYLA TAMAMLANDI

Kazakistan’ın sert iklim koşulları ve ağır arazi yapısında yürütülen testlerde TULPAR’ın sürüş, manevra, dayanıklılık ve görev sürekliliği performansları değerlendirildi. Sonuçlar, platformun farklı coğrafyalarda operasyonel gereksinimleri karşılayabildiğini gösterdi.

SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ DERİNLEŞİYOR

Otokar, Kazakistan’ın savunma modernizasyonu yol haritasında önemli bir rol üstlenmeye devam ediyor. Karaganda bölgesindeki Beşkaru tesisinde, Otokar’ın tekerlekli zırhlı platformlarının yerel üretimi gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda ARMA 8x8’den türetilen Taimas 8x8 ile amfibik Cobra II’nin Kazakistan uyarlaması Aibar 4x4 üretim hattında yer alıyor. Tesise paletli zırhlı araç üretim hattının eklenmesine yönelik planların da sürdüğü bildiriliyor.

ULUSLARARASI GÖRÜNÜRLÜK

Sosyal medyada linç salgını: Kötülük küreselleşti ve normalleşti
Sosyal medyada linç salgını: Kötülük küreselleşti ve normalleşti
İçeriği Görüntüle

TULPAR’ın Kazakistan testlerinden başarıyla çıkması, Türkiye ile Kazakistan arasındaki savunma sanayii iş birliğinin güçlendiğine işaret ederken, Türk savunma sanayiinin Orta Asya’daki görünürlüğünü de artırıyor. Platformun farklı görev alanlarına uyarlanabilir yapısı, uluslararası pazarlarda rekabetçi bir seçenek olarak öne çıkmasını sağlıyor.