Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde 1911 yılından bu yana tutulan meteorolojik veriler, yapay zeka destekli yöntemlerle sayısallaştırılarak dijital ortama aktarılıyor.

“Kandilli’nin 115 Yıllık İklim Hafızası” başlıklı seminerde tanıtılan proje kapsamında, uzun yıllara dayanan analog meteorolojik kayıtların dijital hale getirilmesiyle veri setlerinin araştırmacılar ve kamu kurumları için erişilebilir olması amaçlanıyor.

Yapay zekâ yarışında yeni adım: Musk’tan dikkat çeken proje
Yapay zekâ yarışında yeni adım: Musk’tan dikkat çeken proje
İçeriği Görüntüle

"Toplumun ortak hafızası"

Kandilli Rasathanesi Müdürü Özer Çinioğlu, söz konusu verilerin yalnızca kurumsal değil toplumsal bir değer taşıdığına dikkat çekerek, “Bu veri yalnızca bir kurumun değil, toplumun ortak hafızasıdır” dedi.

Kandilli’de tutulan uzun süreli kayıtların, kesintisiz veri sağlaması açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.

"Karar süreçlerini doğrudan etkiliyor"

Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Ayfer Serap Söğüt ise meteorolojik verilerin yalnızca hava tahminleriyle sınırlı olmadığını belirterek, doğru analiz edilen verinin karar süreçlerini doğrudan etkilediğini ifade etti.

Söğüt, yapay zeka ve büyük veri analitiğiyle daha güvenilir iklim öngörüleri üretmeyi hedeflediklerini söyledi.

"İklim değişikliği için kritik veri"

İTÜ Öğretim Üyesi Yurdanur Ünal da uzun dönemli veri setlerinin iklim değişikliğinin anlaşılması açısından kritik rol oynadığını belirtti.

Ünal, bu tür verilerin iklim sinyallerini doğal değişkenlikten ayırmada ve afet risklerini doğru analiz etmede önemli katkı sunduğunu ifade etti.

"Afet yönetimi ve şehir planlamasına katkı"

Projenin yıl sonunda tamamlanması planlanırken, elde edilecek veri setlerinin afet yönetimi, şehir planlaması ve iklim politikalarının geliştirilmesinde kullanılması hedefleniyor.

Uzmanlar, bu tür uzun soluklu veri çalışmalarının Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele kapasitesini güçlendireceğine dikkat çekiyor.