Türk Hava Yolları hakkında açıklamalarda bulunan Gülcan Kış, şirket çalışanlarından çok sayıda başvuru geldiğini belirtti.

Kış, çalışanların ağır çalışma koşulları, sendikal süreçlerde yaşanan sorunlar ve ekonomik haklara ilişkin ciddi iddialar dile getirdiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Türk Hava Yolları bu ülkenin bayrak taşıyıcısıdır. Bu nedenle burada yaşanan her gelişme yalnızca bir şirket içi mesele değildir. Çalışanların hakları, uçuş güvenliği ve kamu kaynaklarının kullanımı doğrudan kamuoyunu ilgilendirir.”

Gülcan Kış

“Çalışanlar ile yönetim arasında uçurum var”

Kış, şirket içinde üst kademe yöneticiler için kullanılan “TK Ailesi” söylemine dikkat çekerek çalışanlarla yönetim arasında ciddi bir kopuş olduğu yönünde iddialar bulunduğunu belirtti.

İddialara göre üst kademe yöneticilerin sağlık imkanları, uçuş hakları, huzur hakkı ödemeleri ve çeşitli mali avantajlardan yararlandığı, buna karşılık çalışanların ağır çalışma koşulları altında görev yaptığı ifade ediliyor.

Kış bu duruma ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

Özdağ: Kim size ‘siz Türk değilsiniz’ derse hesabını sandıkta sorun
Özdağ: Kim size ‘siz Türk değilsiniz’ derse hesabını sandıkta sorun
İçeriği Görüntüle

“Bize ulaşan iddialar çalışanların ciddi bir baskı ortamı altında çalıştığını gösteriyor. Çalışanların önemli bir bölümü yaşadıkları sorunları açık şekilde dile getirmekte zorlandıklarını ifade ediyor.”

TİS süreçleri ve sendika tartışmaları

Türk Hava Yolları’nda çalışanların en çok tartıştığı konulardan birinin toplu iş sözleşmesi süreçleri olduğunu belirten Kış, özellikle maaş artışları ve prim ödemeleri konusunda çalışanlardan çok sayıda şikâyet geldiğini söyledi.

İddialara göre ilk toplu iş sözleşmesi sürecinde çalışanların zamlı maaşlarının ödenmesi Nisan ayına ertelenirken, başarı primlerinin farklı kaynaklardan karşılandığı ileri sürüldü.

Ayrıca banka promosyon gelirlerinin bir bölümünün prim ödemelerinde kullanıldığı ve uzun yıllardır uygulanan TİS imza parasının ödenmemesinin çalışanlar arasında tepki yarattığı ifade edildi.

Yönetim maaşları tartışma yarattı

Kış, çalışanların ekonomik haklarına ilişkin tartışmalar sürerken THY üst yönetimine ödenen maaşların da dikkat çektiğini söyledi.

İddialara göre:

  • Ahmet Bolat aylık yaklaşık 404 bin TL,

  • Bilal Ekşi aylık yaklaşık 2 milyon 416 bin TL,

  • Murat Şeker 2 milyon 194 bin TL,

  • Abdulkerim Çay ise 1 milyon 994 bin TL maaş alıyor.

Toplamda 15 kişilik üst yönetimin devlete aylık maliyetinin yaklaşık 21 milyon 115 bin TL olduğu ifade ediliyor.

Kış, bu duruma ilişkin “Çalışanlar banka promosyonu alamadıklarını ifade ederken yönetim maaşlarının bu seviyelerde olması doğal olarak ciddi tepki yaratıyor” dedi.

“Uçuş güvenliği sorularımıza cevap verilmedi”

Kış ayrıca THY’de çalışma koşulları ve uçuş güvenliğine ilişkin iddialarla ilgili daha önce Abdulkadir Uraloğlu’na 18 maddelik yazılı soru önergesi verdiğini hatırlattı.

Ancak Bakanlığın sorulara doğrudan yanıt vermek yerine THY’nin özel hukuk tüzel kişisi olduğuna ilişkin genel bir açıklama yaptığını belirten Kış şunları söyledi:

“Ben şirketin ticari statüsünü sormadım. Uçuş güvenliğini sordum. Çalışanların çalışma koşullarını sordum. 18 sorunun hiçbirine yanıt verilmedi. Bu yaklaşım Meclis denetimini ciddiye almamaktır.”

“THY’ye siyasi kalkan mı var?”

Kış, THY Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat’ın Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın kardeşi olduğunu hatırlatarak şu soruyu yöneltti:

“Bu kadar ciddi iddia varken Ulaştırma Bakanlığı neden sessiz? Uçuş güvenliği sorularına neden yanıt verilmiyor? THY yönetimi siyasi bir koruma kalkanı altında mı?”

“Konunun takipçisi olacağız”

Kış, Türk Hava Yolları’nın yalnızca ticari bir şirket değil Türkiye’nin bayrak taşıyıcısı olduğunu vurgulayarak açıklamasını şöyle tamamladı:

“Uçuş güvenliği, çalışan hakları ve kamu kaynaklarının kullanımı hepimizi ilgilendirir. Bu kadar ciddi iddiaların üzeri örtülemez. Bu konunun Meclis’te ve kamuoyu önünde takipçisi olmaya devam edeceğiz.”