Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun taslak ortak raporu, dün gerçekleştirilen yoğun temasların ardından yeniden şekillendirildi. Rapor yazım ekibi ile bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ayrıca komisyonda temsil edilmesine rağmen grubu bulunmayan partilerin temsilcileriyle de ayrı ayrı görüşmeler yaptı. Bu temaslar sonrasında kamuoyuna daha önce yansıyan metinde çeşitli değişikliklere gidildi.

Taslak raporda, "Kanunla örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek, yürütme içerisinde bir mekanizmanın oluşturulması gerektiği" vurgulandı; "Bu mekanizmanın tespit ve teyidi çerçevesinde uygulamaların etkinliği ve hedefe ulaşma düzeyi denetlenmiş olacaktır. Böylece sürecin sağlıklı bir şekilde yürüyüp yürümediği gözlemlenecek ve gerekli tedbirler zaman kaybetmeksizin alınabilecektir. Bu çerçevede kamuoyunun her aşamada bilgilendirilmesi de sağlanmış olacaktır" denildi.

RAPOR, KAPSAMLI BÖLÜMLERDEN OLUŞUYOR

Revize edilen taslakta, Komisyon Başkanı sıfatıyla Numan Kurtulmuş’un bir takdim yazısına yer verileceği belirtildi. Rapor; komisyonun çalışma süreci, temel hedefleri, Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi arka planı, komisyonda dinlenen isimlerin ortaklaştığı başlıklar, PKK’nın feshi ve silah bırakma süreci, sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri ile demokratikleşme başlıklarını içeren kapsamlı bölümlerden oluşuyor. Bölümlerin isimleri ise şu şekilde:

  1. Komisyon Çalışmaları,
  2. Komisyonun Temel Hedefleri,
  3. Türk Kürt Kardeşliğinin Tarihi Kökleri ve Kardeşlik Hukuku,
  4. Komisyonda Dinlenen Kişilerin Mutabakat Alanları,
  5. PKK’nın Kendisini Feshetmesi ve Silah Bırakması,
  6. Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri ve Demokratikleşme İle İlgili Öneriler,
  7. Sonuç ve Değerlendirme.

KRİTİK NOKTA: PKK'NIN SİLAH BIRAKMASI

Taslakta, sürecin dönüm noktası olarak PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bırakması ve kendisini feshetmesi gösterildi. Bu durumun, devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesinin hayati önemde olduğu vurgulandı.

Tanrıkulu’ndan Fidan’a Gazze soruları: “Somut adımlar neler?”
Tanrıkulu’ndan Fidan’a Gazze soruları: “Somut adımlar neler?”
İçeriği Görüntüle

Süreçte en kritik eşik PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir. Tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması yalnızca silahlı örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanı ile sınırlı kalmayacak, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayat geçirilmesi için bir başlangıç noktasını teşkil edecektir.

Tespit ve teyit mekanizmasının devletin ilgili kurumları arasındaki eşgüdümle objektif, ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir ölçütlere göre işlemesi gerekir. Örgütün tüm unsurlarıyla feshi ile silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır.

GEÇİCİ VE MÜSATAKİL YASA ÖNERİSİ

“Toplumsal Bütünleşmeyi Güçlendirecek Yasal Düzenlemeler” başlığı altında ise şu ifadeler yer aldı:

"Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi temin etmek üzere silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir.

Kanun, silahlı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlamalıdır. Bu doğrultuda kanun örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmamalıdır. Kanun, aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı bir şekilde toplumla bütünleşmesini hedeflemelidir.

Kanun, kamu vicdanını ve toplumsal hassasiyetleri gözetmeli, kapsamın yorum yoluyla genişletmeye müsait olmayacak şekilde net ve anlaşılır olmalıdır."

"YASAL DÜZENLEMELER TOPLUMDA CEZASIZLIK VE AF ALGISI OLUŞTURMAMALI"

Raporun “Örgüt Mensuplarının Durumu” bölümünde ise ceza ve infaz hukukundaki mevcut hükümlerden yararlanılarak düzenleme yapılabileceği, ancak her durumda adli sürecin işletilmesinin önem taşıdığı ifade edildi. Taslakta, "Yukarıda belirtilen müstakil ve geçici kanun ile birlikte ayrıca ceza ve infaz hukukunda yer alan hükümlerden istifade edilerek hazırlanacak bir düzenleme ile bahse konu kişiler hakkında tasarrufta bulunulabilecek ve ilgili kişiler hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Yasal düzenlemeler toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalıdır" ifadeleri yer aldı.

EKONOMİK VE SOSYAL POLİTİKALAR DEVAM ETMELİ

“Toplumsal Bütünleşme” başlığı altında, silah bırakan kişilerin toplumsal yaşama uyum sağlamasını kolaylaştıracak kamu politikalarının geliştirilmesi gerektiği belirtildi. Sürecin, bireylerin kamu düzenine uyumunu ve toplumla bütünleşmesini destekleyecek hazırlıkları içermesi gerektiği kaydedildi.

“Bu nedenle süreç kişilerin toplumsal hayat içerisinde yaşamını idame ettirebilmesine yönelik tedbirleri içeren kamu düzenine uyumuna ve toplumla bütünleşmesine yardımcı olacak hazırlık çalışmalarını kapsamalıdır. Toplumsal bütünleşme sürecinin sağlıklı biçimde ilerlemesi, adalet ve eşitlik duygusunun toplumun tüm kesimlerinde kökleşmesine ve her bireyin ortak geleceğe eşit fırsatlarla dahil olmasına dayanan kapsayıcı bir anlayışı ve buna yönelik politikaların belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda şimdiye kadar bölgeye yapılan yatırımlar ile ekonomik ve sosyal programların geliştirilerek, genişletilerek ve zenginleştirilerek uygulanmaya devam edilmesi beklenmektedir”

İZLEME VE RAPORLAMA MEKANİZMASI

Taslakta dikkat çeken bir diğer başlık ise izleme ve raporlama sistemi oldu. Buna göre, kanunla birlikte yürütme organı içinde süreci takip edecek ve raporlayacak bir mekanizma kurulması önerildi. Taslak raporda, "Kanunla örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek yürütme içerisinde bir mekanizmanın oluşturulması gerekmektedir. Bu mekanizmanın tespit ve teyidi çerçevesinde uygulamaların etkinliği ve hedefe ulaşma düzeyi denetlenmiş olacaktır. Böylece sürecin sağlıklı bir şekilde yürüyüp yürümediği gözlemlenecek ve gerekli tedbirler zaman kaybetmeksizin alınabilecektir. Bu çerçevede kamuoyunun her aşamada bilgilendirilmesi de sağlanmış olacaktır" ifadesine yer verildi.

Taslak metinde son olarak, yürütmeye çerçevesi belirlenmiş yetkiler verilerek kamu kurumları arasında güçlü bir eşgüdüm sağlanmasının, sürecin etkinliği açısından kritik olduğu ifade edildi. Komisyonun nihai raporuna son şeklinin verilmesi için çalışmaların sürdüğü bildirildi.