Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ Ramazan ayının ilk gününe denk gelen Türk Milleti toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdağ konuşmasına Ramazan ayı mesajıyla başlayarak yüksek enflasyon koşullarında vatandaşın alım gücünün daha da düştüğünü savundu.

Özdağ 16 milyon 800 bin emekli, dul ve yetim ile milyonlarca asgari ücretlinin ekonomik sıkıntı içinde olduğunu belirterek, iktidarın Ramazan boyunca sabır, kanaat, şükür söylemiyle toplumun tepkisini bastırmaya çalışacağını ileri sürdü. Bu süreçte gıda yardımı kolileri üzerinden propaganda yapılacağını iddia eden Özdağ sabır taşını çatlatan bir haksızlık sürecini yaşıyoruz dedi.

Özdağ Türkiye’de servet dağılımına ilişkin değerlendirmesinde, en zengin yüzde 1’in servetin yüzde 20’sini, en zengin yüzde 10’un ise yüzde 68’ini kontrol ettiğini savundu. Buna karşılık 44 milyon yurttaşın toplam servetten ancak yüzde 2,7 pay aldığını belirten Özdağ bu tabloyu haksız zenginlik ve lüks ile pazarda temel gıdaya erişemeyen milyonlar karşıtlığı üzerinden eleştirdi. OECD ülkeleri arasında et, balık ve tavuk eti tüketiminde Türkiye’nin son sırada olduğunu öne sürerek, Birileri lükste yüzerken milyonlar pazardan iki kilo domates, iki kilo soğan almakta zorlanıyor ifadelerini kullandı.

Özdağ Ramazan boyunca 20 ilde vatandaşlarla bir araya geleceklerini, iftardan önce pazar ziyaretleri yapacaklarını ve ilk iftarın Ankara’da Mamak’ta düzenleneceğini söyledi.

2026’NIN İLK 45 GÜNÜNDE 10 POLİS İNTİHAR ETTİ İDDİASI

Konuşmasının önemli başlıklarından biri emniyet teşkilatı oldu. Özdağ geçmişte akademisyen olarak görev yaptığını, Polis Akademisi’nde ders verdiğini ve yıllardır yakın korumayla yaşadığını anlatarak polislerin sorunlarını yakından gözlemlediğini dile getirdi.

Özdağ 2026’nın ilk 45 gününde 10 emniyet mensubunun intihar ettiğini öne sürerek, bu sayının terörle mücadelede verilen şehit sayısından fazla olduğunu iddia etti. İntiharların nedenleri arasında mobbing, aşırı çalışma, ekonomik kriz ve ikinci-üçüncü şark gibi görevlendirmelerin yarattığı yükü sayan Özdağ İçişleri Bakanlığı’nın bu sorunları görmezden geldiğini savundu.

Özdağ Artık bir saniye bile geçirmeden bu vatan evlatlarına sahip çıkın diyerek yetkililere çağrıda bulundu; polislerin seslerini duyurmak için sosyal medyada ve basın açıklamalarıyla çaba gösterdiğini ancak karşılık bulamadığını ileri sürdü.

CHP’li Dinçer: “Millet borç içinde TÜİK mutluluk masalı anlatıyor”
CHP’li Dinçer: “Millet borç içinde TÜİK mutluluk masalı anlatıyor”
İçeriği Görüntüle

"SANAYİSİ KÜÇÜLEN BİR ÜLKEYİZ"

Özdağ ekonomi başlığında bütçe verilerine de değinerek Ocak ayında bütçe gelirlerinin 1 trilyon 421 milyar TL, harcamaların 1 trilyon 635 milyar TL olduğunu, böylece 214,5 milyar TL açık oluştuğunu söyledi. Aynı ayda 456,4 milyar TL faiz ödemesi yapıldığını belirten Özdağ 2026 gelirlerinin yaklaşık yarısı borç ve faize gidiyor… bu bir batak ekonomisidir ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın gıda enflasyonu mevsimsel değerlendirmesini eleştiren Özdağ asıl sorunun tarım maliyetlerinin olağanüstü yükselmesi olduğunu savundu. Piyasada likidite bulunduğu yönündeki açıklamaya da itiraz eden Özdağ buna rağmen firmaların ardı ardına battığını öne sürdü.

Sanayiye ilişkin değerlendirmesinde Özdağ, sanayinin milli gelir içindeki payının 1996’da yüzde 25 iken 2026’da yüzde 17’ye düştüğünü söyledi. Dünya yapay zekâ eksenli bir sanayi devrimine giderken, biz sanayi devrimi yaşanırken var olan sanayisi küçülen bir ülkeyiz diyen Özdağ sanayicinin rekabet gücünü kaybettiğini, tarım ve sanayide üretimin azaldığını iddia etti. İktidarın seçimlere dönük kaynak arayışında olduğunu savunan Özdağ, buldukları tek çözüm köprüleri ve otoyolları satışa çıkarmak ifadelerini kullandı.

"BU RAPOR ÜNİTER YAPIYI HEDEF ALIYOR"

Özdağ Münih Güvenlik Konferansı’nda PKK/YPG bağlantılı isimlerin protokolde yer aldığı iddiasını gündeme getirerek, kırmızı bültenle arandığını öne sürdüğü bir isimle aynı ortamda bulunulmasının devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını savundu.

TBMM’de yayımlanan ortak raporu satır satır incelediğini belirten Özdağ raporun Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter laik yapısını ortadan kaldırmaya dönük ilk resmi metin olduğunu ileri sürdü. Raporda kullanılan bazı ifadeleri hedef alan Özdağ Türklerin, Kürtlerin ve Arapların oluşturacağı doğal ittifak yaklaşımının Türkiye’yi Lübnanlaşmaya ve Iraklaşmaya sürükleyeceğini iddia etti.

Özdağ Türkiye’de yaşanan acıların kaynağının Kürt sorunu değil, dış destekli PKK ve diğer terör örgütleri olduğunu savunarak, raporda yer alan onur-gurur vurgusunu da eleştirdi. PKK’nın sözde onurunu kurtarmak için Türk milletinin gururunu kırıyorsunuz diyen Özdağ, sürecin terörle pazarlık zeminine oturtulmaması gerektiğini ifade etti.

Özdağ ayrıca umut hakkı tartışmasına değinerek, rapor içinde hasta ve yaşlı hükümlülere ilişkin önerilerin, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın tahliyesi için zemin oluşturduğu iddiasını dile getirdi. Sürecin PKK’ya özel af anlamına gelebileceğini öne süren Özdağ, Zafer Partisi olarak bu sürece karşı mücadele edeceklerini söyledi.