Dinçer Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarını ekonomik göstergelerle karşılaştırdığı açıklamasında, vatandaşın borç yükünün hızla arttığını belirtti.
Kişi başı borç 135 bin lirayı aştı
Türkiye’de kişi başına düşen ortalama borcun son bir yılda yüzde 42,5 arttığını ifade eden Dinçer borç miktarının 95 bin liradan 135 bin 500 liraya yükseldiğini kaydetti. Bu rakamın yaklaşık 5 asgari ücrete denk geldiğini belirten Dinçer, vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını savundu.
Dinçer “Vatandaşı beş asgari ücret tutarında borç batağına mahkûm eden iktidar, halkın mutfağındaki yangını istatistik oyunlarıyla bastıramaz. İstatistik diye sunulan rakamlar, kirasını ödeyemeyen vatandaşın gerçeğini gizleyemez” ifadelerini kullandı.
“Uluslararası veriler farklı tablo gösteriyor”
TÜİK’in 2024’te yüzde 49,6 olan mutlu olduğunu beyan edenlerin oranını 2025’te yüzde 53,3 olarak açıklamasını eleştiren Dinçer Eurostat ve OECD verilerine göre Türkiye’nin yaşam memnuniyetinde 31 ülke arasında son sırada yer aldığını öne sürdü.
Dinçer “Türkiye OECD ülkeleri arasında yaşam memnuniyetinde en mutsuz ülke konumundayken, TÜİK eliyle mutluluk masalları anlatmak halkı kandırmaktır” dedi.
“Gelecek umudu düşüyor, karamsarlık artıyor”
Gelecek beklentisi verilerine de değinen Dinçer 2003 yılında “bir yıl sonrası daha iyi olacak” diyenlerin oranının yüzde 44,6 olduğunu bugün bu oranın yüzde 25,2’ye gerilediğini söyledi. Aynı dönemde “daha kötü olacak” diyenlerin oranının ise yüzde 9,2’den yüzde 25,3’e yükseldiğini belirtti.
Dinçer “Halkın geleceğe dair umudu yarı yarıya azalırken karamsarlık üç kat artmış durumda. Geleceğinden bu kadar kaygılı bir toplumun nasıl yüzde 53 oranında mutlu çıktığını açıklamak gerekir” değerlendirmesinde bulundu.




