Türkiye’nin nüfus politikalarına yönelik yeni yol haritası masadayken, aile yapısını etkileyen ekonomik ve sosyal faktörler yeniden gündeme geldi. Yapılan değerlendirmelerde, yalnızca teşviklerin değil, çalışma hayatındaki yapısal sorunların da ele alınması gerektiği vurgulanıyor.
EKONOMİK BASKI AİLE PLANLAMASINI DEĞİŞTİRİYOR
Uzmanlara göre ücretliler üzerindeki vergi ve bordro kesintileri, özellikle genç çiftlerin çocuk sahibi olma kararlarını geciktiriyor. Artan yaşam maliyetleri, aile kurma ve çocuk sayısı tercihlerini doğrudan şekillendiriyor.
ANNELİK SONRASI HAK KAYBI ENDİŞESİ
Çalışma hayatında annelik nedeniyle verilen araların, emeklilik ve gelir kaybına yol açması önemli bir risk olarak görülüyor. Bu durumun, kadınların hem istihdamdan uzaklaşmasına hem de uzun vadeli aile planlarını ertelemesine neden olduğu ifade ediliyor.
ÇOCUK BAKIM YÜKÜ KADIN İSTİHDAMINI ZORLUYOR
Çocuk bakım sorumluluğunun büyük ölçüde kadınların üzerinde kalması, istihdam sürekliliğini ve gelir güvencesini zayıflatıyor. Uzmanlar, nüfus politikalarının sosyal destek ve bakım hizmetleriyle birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.
VERİ ODAKLI POLİTİKA ÇAĞRISI
Eğitim düzeyi ile doğurganlık oranları arasındaki ilişkinin, ulusal ve uluslararası veriler ışığında yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Karşılaştırmalı analizlerin, uzun vadeli nüfus politikalarının etkinliğini artırabileceği ifade ediliyor.





