Moldova’da son dönemde yeniden gündeme gelen Romanya ile birleşme tartışmaları, ülke içindeki dengeleri de etkiliyor. Özellikle Gagavuzya’nın geleceği, bu sürecin en kritik başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Zafer Partisi (ZP) Türk Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Gencehan Tunay’ın sosyal medya hesabından paylaştığı değerlendirmeye göre, Moldova’nın Romanya ile birleşmesi halinde Gagavuzya’nın mevcut özerk yapısı hukuki olarak tartışmaya açılabilir.
Moldova Başbakanı Alexandru Munteanu’nun “Romanya ile birleşme giderek önem kazanıyor” şeklindeki açıklaması, Gagavuzya özerkliğinin geleceğine dair soru işaretlerini gündeme getiriyor.
— Gencehan Tunay ZP GİK Üyesi – Gen Bşk. Başdanışman (@gencehantunay) April 8, 2026
Moldova ile Romanya arasında olası bir birleşme süreci, özellikle Gagavuzya açısından ciddi… pic.twitter.com/5o3wrU4ZO4
Özerklik yasasındaki kritik madde
Açıklamada, Gagavuzya’nın özerklik statüsünü belirleyen yasaya dikkat çekiliyor. Buna göre Moldova’nın bağımsızlığını kaybetmesi durumunda, Gagavuz halkı “kendi kaderini tayin etme hakkı”na sahip. Bu hak; referandum, bağımsızlık ya da yeni bir statü belirlenmesi gibi seçenekleri içeriyor.
Bu çerçevede, olası bir birleşme sürecinde bölgede yerel referandum taleplerinin gündeme gelmesi bekleniyor.

Toplumsal eğilimler birleşmeye mesafeli
Değerlendirmede, Gagavuz halkının sosyokültürel yapısına da vurgu yapılıyor. Bölgenin Romanya ile güçlü tarihsel bağlara sahip olmadığı, buna karşılık Moldova içinde kalma eğiliminin ve Rusya’ya yakın siyasi tutumların daha belirgin olduğu ifade ediliyor.
Bu nedenle birleşmeye yönelik toplumsal desteğin sınırlı kalabileceği ve itirazların yükselmesinin muhtemel olduğu belirtiliyor. Tunay, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
Ancak sosyokültürel ve siyasi gerçeklikler dikkate alındığında, Gagavuz halkının Romanya ile birleşmeye sıcak bakma ihtimali oldukça düşüktür. Gagavuzlar tarihsel ve kültürel olarak Romanya ile güçlü bağlara sahip değildir. Buna karşılık, bölgede Rusya ile daha yakın siyasi eğilimler ve Moldova içinde kalma isteği öne çıkmaktadır. Bu nedenle birleşme sürecine karşı çıkılması oldukça muhtemel bir senaryo olarak değerlendirilmektedir.
Jeopolitik risk uyarısı
Açıklamada, Gagavuzya’nın taleplerinin göz ardı edilmesinin yalnızca iç siyasi krizle sınırlı kalmayabileceği uyarısı yapılıyor. Böyle bir senaryonun, bölgesel gerilimleri artırabileceği ve uluslararası dengeleri etkileyebileceği ifade ediliyor.
Rusya’nın etkisinin artması, Avrupa Birliği ve NATO ile ilişkilerde gerilim yaşanması gibi risklere dikkat çeken Tunay, "Gagavuzya’nın taleplerinin yok sayılması, iç krizi aşarak jeopolitik gerilim yaratabilir; Rusya’nın etkisi artarken Avrupa Birliği ve NATO ile ilişkiler gerilebilir ve bölge uzun süreli bir çatışma alanına dönüşebilir." dedi.
"Türkiye’den dolaylı bir koruma rolü talep edilebilir"
Tunay, Gagavuzların olası bir birleşmeye karşı çıkması durumunda iki ihtimalin öne çıktığını kaydediyor: Daha geniş bir özerklik modeli ya da derinleşen bir siyasi kriz. Bu süreçte, bölgenin haklarının anayasal güvence altına alınması talebinin gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Ayrıca kültürel kimliğin korunması için taleplerin olabileceğini vurgulayan Tunay, "Bu çerçevede kültürel kimliğin korunması için Gagavuz Oğuz Türkçesi’nin statüsünün güvence altına alınması beklenirken, dış destek arayışları kapsamında Türkiye’den dolaylı bir koruma rolü talep edilebilir" ifadesini kullandı.

Sonuç: Gagavuzya denklemin dışında değil
Tunay’ın değerlendirmesine göre, Moldova-Romanya birleşmesi senaryosunda Gagavuzya’nın yok sayılması gerçekçi değil. Aksine, bölgenin taleplerinin dikkate alınmaması durumunda sürecin istikrarsızlık üretme potansiyeli taşıdığı vurgulanıyor.
Bu nedenle olası bir birleşme sürecinin, yalnızca iki ülke arasındaki siyasi kararlarla değil, Gagavuzya’nın hukuki ve toplumsal dinamikleri gözetilerek yürütülmesi gerektiği ifade ediliyor.





