Memur-Sen Konfederasyonu’na ait Ankara’daki lüks hizmet binasının görüntüleri, sosyal medyada 'devasa bir holding binası' benzetmesiyle tartışmaya açıldı. Kısa sürede yayılan görüntüler, sivil toplum kuruluşlarının temsil niteliği ile fiziksel ihtişamı arasındaki dengeyi sorgulatan eleştirileri de beraberinde getirdi. Tartışmalar, Kamu Araştırmaları Vakfı (KAV) Başkanı Prof. Dr. Ulvi Saran’ın kurumsal kaynak kullanımı üzerine yaptığı değerlendirmeyle yeni bir boyut kazandı.
"Holding değil, bakanlık ölçeğinde"
Prof. Dr. Ulvi Saran, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu bir ‘holding binası değil’ yerine, bu bir ‘bakanlık binası değil’ diyecektiniz” ifadesini kullandı. Saran, holdinglerin idari merkezleri için bu ölçekte binalar inşa etmediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Hiçbir holding, parasını böyle saçma sapan büyüklükteki bir binaya harcamaz. Büyük binalarda oturuyor görünen holdingler, bu binaların sadece belli katlarına yerleşirler. Binalarının büyük bölümünde, kendilerine bağlı bankalar veya sigorta şirketleri faaliyet gösterir. Bu büyüklükte bir bina, ancak devletin parasını hesapsızca harcayan bakanlıklarda, kamu kuruluşlarında veya sendikalarda olur.”

Kaynakların kullanım amacı merak konusu
Saran’ın eleştirisi, kamu kaynaklarının verimli kullanılıp kullanılmadığı tartışmasını yeniden alevlendirdi. Özellikle sendika aidatları ve kamu destekleriyle finanse edilen binaların lüksü, vatandaşlar arasında “holding gibi değil, bakanlık gibi” tepkilerine yol açtı. Konuyla ilgili sosyal medya tartışmaları sürerken, Memur-Sen’in binasının maliyeti ve kullanım amacı da merak konusu olmaya devam ediyor.
Bu bir “holding binası değil” yerine, bu bir “bakanlık binası değil” diyecektiniz.
— Prof.Dr.Ulvi Saran (@ulvisaran) April 12, 2026
Çünkü holdinglerin idare merkezi niteliğinde bu kadar büyük binaları olmaz.
Hiç bir holding, parasını böyle saçma sapan büyüklükteki bir binaya harcamaz. Büyük binalarda oturuyor görünen… https://t.co/pW5Ucv0u0A





