Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmesi beklenen “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi” tartışma yarattı.
Ömer Fethi Gürer, teklifin geri çekilmesi çağrısında bulunarak düzenlemenin doğa ve tarım politikaları açısından ciddi riskler barındırdığını savundu.
“TEKLİF KOMİSYONDAN GEÇTİ, GENEL KURULA GELİYOR”
Gürer, teklifin Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndan Cumhur İttifakı oylarıyla geçtiğini hatırlatarak, kısa süre içinde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesinin beklendiğini söyledi.
“Muhtemel ki Genel Kurul’da da önergelerimiz dikkate alınmadan kanunlaşacak” diyen Gürer, sürece tepki gösterdi.
Teklifte yer alan düzenlemelerin doğal varlıkları tehdit ettiğini savunan Gürer,
“Ormanlar yalnızca ekonomik kaynak değildir; suyun, havanın ve biyolojik çeşitliliğin güvencesidir” dedi.
Karbon yutak alanları düzenlemesine dikkat çeken Gürer, bu modelin çevreyi koruma adı altında ormanların şirketlere açılmasına yol açacağını ileri sürdü.
“TARIM ŞİRKETLEŞMEYE AÇILIYOR”
Teklifin tarım sektörünü de doğrudan etkileyeceğini belirten Gürer,
“Bu düzenleme, küçük üreticiyi sistem dışına itip tarımı şirketleşmeye yönlendirecek” ifadelerini kullandı.
Sözleşmeli üretim modelinin yaygınlaşmasının çiftçiyi kendi toprağında işçiye dönüştürebileceğini savundu.
“ETKİ ANALİZİ PAYLAŞILMADI”
Kanun teklifinin hazırlanma sürecine de tepki gösteren Gürer, ilgili meslek örgütlerinin görüşlerinin alınmadığını ve etki analizi raporunun milletvekilleriyle paylaşılmadığını söyledi.
“ORMAN SINIRLARI DARALTILABİLİR”
Teklifte yer alan “eşdeğer alan” uygulamasına da dikkat çeken Gürer, bunun orman alanlarının takas edilerek daraltılmasının önünü açabileceğini belirtti.
HOBİ BAHÇELERİ VE DSİ DÜZENLEMESİ DE TARTIŞMA YARATTI
Teklif kapsamında hobi bahçelerine yönelik ağır yaptırımlar, su ve altyapı hizmetlerinde yetki değişiklikleri ve yaban hayvanlarına ilişkin düzenlemelerin de yer aldığı ifade edildi.
“BU TEKLİF GELECEĞİMİZİ ETKİLER”
Gürer, düzenlemenin sadece bugünü değil geleceği de etkileyeceğini belirterek,
“Doğayı koruyan, üreticiyi destekleyen ve kamu yararını önceleyen bir düzenlemeye ihtiyaç var” dedi.




