Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı (TDAV) tarafından yapılan açıklamaya göre, İstanbul’da düzenlenen “Türk Dünyasının Sesi Kısık Temsilcileri: Lübnan Türkleri” adlı konferansta Lübnan’daki Türklerin mevcut durumu kapsamlı şekilde değerlendirildi. Etkinlik, Turan Kültür Merkezi Süleymaniye Kürsüsü kapsamında İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde gerçekleştirildi.
Konferansın konuşmacısı, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi öğretim üyesi, Türk Dil Kurumu Bilim Kurulu Asli Üyesi, TÜDEV (Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Vakfı) genel sekreteri olan Prof. Dr. Özgür Kasım Aydemir idi.
Aydemir, 2013-2025 yılları arasındaki saha çalışmalarına dayanan veriler ışığında Lübnan’daki Türklerin tarihsel varlığı ve güncel sorunlarına dikkat çekti.
TARİHİ KÖKLER VE NÜFUS VERİLERİ
Sunumda, Lübnan’daki Türk varlığının Osmanlı ve öncesine uzandığı ifade edildi. Özellikle Trablus, Akkar ve Bekaa bölgelerinde yaşayan Türkmenlerin uzun yıllardır kimliklerini koruma mücadelesi verdiği belirtildi.
Araştırmalara göre bölgede yaklaşık 65 bin kişilik bir Türk nüfusunun bulunduğu değerlendiriliyor.
“TÜRKÇE KRİTİK TEHLİKE ALTINDA”
Konferansta en dikkat çeken başlıklardan biri dil meselesi oldu. Türkçenin Lübnan’daki eğitim sisteminde yer almaması ve farklı dillerin yaygınlaşması nedeniyle, dilin kullanımının ciddi şekilde azaldığı vurgulandı.
Uzmanlara göre, UNESCO kriterlerine göre Lübnan’daki Türkçe “kritik tehlike altında” diller arasında yer alıyor.

TÜRK DİLİ VE KÜLTÜRÜ AYAKTA TUTULUYOR
Lübnan'da Türkçenin kullanımına dair yaptığı konuşmada Aydemir, şu ifadeleri kullandı:
"Türkçe açısından bizlere umut veren diğer bir konu, yüzyıllardır bugünkü Lübnan’da yaşayan insanların her türlü zorluğa rağmen dillerine, kültürlerine, Türklüklerine ve Türkiye’ye yönelik diri tutmak adına giriştikleri takdire şayan mücadeleleri sonucu kısmen de olsa ayakta tuttukları Türk Dili ve Kültürü’nün varlığıdır. Ancak Türkçe açısından umut veren diğer bir özellik de, yüzyıllardır bugünkü Lübnan’da yaşayan insanların her türlü zorluğa rağmen dillerine ve kimliklerine yönelik diri tutmak adına giriştikleri takdire şayan mücadeleleri sonucu kısmen de olsa ayakta tuttukları Türkçenin varlığıdır."
EKONOMİK VE GÜVENLİK SORUNLARI
Son yıllarda artan ekonomik kriz, göç dalgaları ve güvenlik sorunlarının Lübnan’daki Türk toplumu üzerinde ciddi etkiler yarattığını ifade eden Aydemir, özellikle genç nesiller arasında dil ve kimlik kaybının hızlandığına dikkat çekildi.

"TÜRK VE ATATÜRK DÜŞMANLIĞI ARINDIRILMALIDIR"
Aydemir, sunumunda çözüm önerilerine de değindi. Lübnan’ın eğitim müfredatı içerisinde öncelikle Türkçenin seçmeli ders olarak öğretilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Zira bu özellik, Türk nüfusun eğitim hayatına yönelik olumsuz tavrını kıracağı gibi Türkler arasında Arapçanın ve Fransızcanın yayılımını da azaltabilecektir. Bunun yanında Tarih kitapları, Türk ve Atatürk düşmanlığından arındırılmalıdır" dedi.
Ülkede gerçekleştirilecek olan adil bir nüfus sayımının, uluslararası kuruluşlar nezdinde Türklerin haklarının gündeme taşınmasını sağlayabileceğine dikkat çekti. Öte yandan Aydemir, yeniden inşası ve coğrafi konumu bakımından Lübnan’a yönelik Türkiye firmalarının ticari girişimlerinin bölgedeki Türkleri başta diaspora Ermenileri olmak üzere ülkenin diğer etnik unsurları karşısında avantajlı konuma getirebileceğini vurguladı.
"TÜRKİYE CUMHURİYETİ O KUDRETE SAHİP..."
Aydemir, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, belirtilen önerilerin ve ötesinin gerçekleşmesini sağlayabilecek kudrete sahiptir" ifadesiyle Türkiye'nin gücüne dikkat çekti.




