Manisa’da yer alan Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı, 2013’te Avrupa Jeopark Ağı’na kabul edilmesinin ardından 2015 yılında UNESCO tarafından “Küresel Jeopark” statüsüne yükseltildi. Alanın Salihli’yi de kapsayacak şekilde genişletilmesine yönelik başvuru UNESCO Yürütme Kurulu’nun 209. Oturumu’nda onaylandı.

Türkiye’de tek UNESCO jeoparkı olma özelliğini taşıyan Kula-Salihli sahası, jeolojik açıdan ülkenin en genç volkanik alanlarından biri kabul ediliyor.

LAV VADİLERİNDEN TARİHİ OSMANLI EVLERİNE

Jeopark içerisinde ziyaretçileri dikkat çekici pek çok durak karşılıyor. Bunlar arasında:

  • Lav akıntıları
  • Lav mağaraları
  • Konik volkan yapıları
  • Kula Peri Bacaları
  • Çakırca Bazalt Sütunları
  • Doğal sıcak su kaynakları

gösterilebilir. Jeopark sınırlarında yer alan 18. yüzyıl Osmanlı evleri ise alanın kültürel yönünü güçlendiriyor ve jeoturizme farklı bir boyut katıyor.

Meteoroloji’den 2025 değerlendirmesi: Rekor kıran iller açıklandı
Meteoroloji’den 2025 değerlendirmesi: Rekor kıran iller açıklandı
İçeriği Görüntüle

JEOLOGLAR VE FOTOĞRAFÇILAR İÇİN YENİ ROTA

Kula-Salihli Jeoparkı, hem akademik çalışmalar hem de turizm açısından son yıllarda dikkat çekiyor. Jeologlar bölgeyi “Türkiye’nin doğal laboratuvarı” olarak tanımlarken, doğa fotoğrafçıları da lav akıntıları ve bazalt sütunlarını içeren alanları keşfetmek için bölgeye ilgi gösteriyor.

Yetkililer, UNESCO etiketinin jeoturizm, ekolojik eğitim ve uluslararası iş birliklerini artırdığını belirtiyor.

KÜRESEL AĞDA STRATEJİK KONUM

UNESCO Küresel Jeopark ağına dahil olan bölgeler, sürdürülebilir turizm, bilimsel araştırma ve yerel kalkınma alanlarında uluslararası fon ve iş birliklerine erişim sağlıyor. Kula-Salihli’nin bu kapsamda yıldan yıla bilinirliğini artırdığı ifade ediliyor.