TBMM’de kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında 21’inci ve son toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda ortak rapor taslağı değerlendirilirken, iktidar ve muhalefet temsilcilerinden farklı değerlendirmeler geldi.
AK Parti: “Rapor bir Türkiye mutabakatıdır”
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül 5 Ağustos 2025’te başlayan çalışmaların önemli bir aşamaya ulaştığını belirterek, hazırlanan raporun “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” vizyonu doğrultusunda milli birlik, anayasal ilkeler ve demokratikleşme temelinde yeni bir yol haritası sunduğunu ifade etti.
Gül “Bu çalışmalarımız özellikle toplumsal mutabakatın siyasal mutabakatla sonuçlanması açısından çok kıymetlidir. Ortaya çıkan bu rapor ve bu çaba bir Türkiye mutabakatıdır, bir Türkiye uzlaşısıdır” dedi.
Terörle mücadelenin uzun yıllardır sürdüğünü belirten Gül, Türkiye’nin bu süreçte önemli mesafe kat ettiğini vurgulayarak, toplumun ortak talebinin terörün tamamen sona ermesi olduğunu söyledi. Gül ayrıca Türkiye’de yaşayan herkesin eşit vatandaş olduğu vurgusunu yaparak, demokratikleşme ve hukuk devleti perspektifinin güçlendirilerek sürdürüleceğini ifade etti.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman ise komisyonun “tarihi bir süreçte önemli rol oynadığını” belirterek, çalışmaların Türk demokrasisi açısından önemli bir eşik olduğunu söyledi. Yayman, geçmiş çözüm süreçlerinden bugüne kadar atılan adımların devamı niteliğinde bir sürecin yaşandığını dile getirdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu da sürecin anayasal düzen, üniter yapı ve milli birlik temelinde yürütüldüğünü belirterek, hazırlanacak düzenlemelerde anayasanın temel ilkelerinden taviz verilmeyeceğini ifade etti.
Emek Partisi: “Rapor mevcut haliyle kabul edilemez”
Toplantıda söz alan Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ise rapor taslağını mevcut haliyle onaylamalarının mümkün olmadığını belirterek, rapora “hayır” oyu kullanacaklarını açıkladı.
Bayhan komisyon çalışmalarına başından beri Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü perspektifiyle katıldıklarını belirterek, rapor yazım sürecinde parti olarak yeterince dahil edilmediklerini savundu. Rapor taslağının özellikle ilk bölümlerinin komisyon birikimini yansıtmadığını ifade eden Bayhan, raporda Kürt sorunu ifadesinin yer almamasını eleştirdi.
Bayhan raporun barış ve demokratikleşme konusunda toplumsal kaygıları giderecek somutlukta olmadığını savunarak, özellikle silah bırakma süreci, infaz düzenlemeleri ve demokratik haklar konusunda daha açık düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi.
Komisyonun bazı başlıklarda olumlu adımlar içerdiğini belirten Bayhan, buna rağmen raporun genel çerçevesinin yeterli bulunmadığını dile getirdi.
Komisyonun son toplantısının ardından hazırlanacak raporun TBMM gündemine taşınması ve nihai kararın Meclis’te verilmesi bekleniyor.





