Özel Haber: Tevhide İrem Zorlu
Fotoğraf: Ebru Şahin
Ankara Kızılay Karanfil Sokak’ta uzun yıllardır hizmet veren Pala Dayı, çiğ köfteyi sadece bir yiyecek değil, aynı zamanda bir gönül işi olarak görüyor. Eskiden kına ve nişan gibi organizasyonlarda çalışan Pala Dayı, şimdi ise çiğ köfte yaparak geçimini sağlıyor. Müşterilerinin ilgisinden oldukça memnun olan esnaf, “Herkesin köftesi kendine göre güzeldir ama bizim de bir özelliğimiz var” diyerek çiğ köftesinin farkını anlatıyor.
KATKISIZ OLSUN, MÜŞTERİNİN OLSUN!
Pala Dayı’ya göre çiğ köftenin en önemli özelliği doğallığı. Bazı işletmelerde koruyucu ve tatlandırıcı gibi maddeler kullanılabildiğini söyleyen Akın, “Çiğ köftenizi evinizde yapın, günlerce bir şey olmaz. Ama bazı yerlerin çiğ köftesi fabrikadan çıkıyor, içinde koruyucu ve tatlandırıcı var ki bozulmasın. Bizde böyle bir şey yok. Biz günlük yapıyoruz. Bitmezse bile burada kalmaz, mesai arkadaşlarım evlerine götürür” diyen Pala Dayı, her sabah taze çiğ köfte hazırladıklarını ve kendi ürünlerinde katkı maddesi olmadığını vurguladı.
Ürünlerinde patates kullanmadıklarını da özellikle dile getiren Dursun Akın, “Çoğu yer patates katıyor. Biz katmayız. Baharatı, maydanozu, soğanı her şeyi organik kullanıyoruz” dedi.

“SORUMLULUK ALIP YİYENE DÜŞÜYOR”
Karanfil Sokak’ta yoğun ilgi gördüklerini ve çiğ köfte sektöründe bazı sorunlar olduğunu düşündüğünü söyleyen Pala Dayı, “Günde yaklaşık 350 tabak yapıyorum. Biz sağlıklı yapmaya çalışıyoruz, müşteri de bunu biliyor. Kimseye suç atmak istemiyorum ama çiğ köftelerin yüzde 95’inde sıkıntı var. Emin değilseniz dışarıdan almak doğru değil. Satana değil, alıp yiyene de sorumluluk düşüyor”
Çiğ köfte sektöründe bazı sorunlar olduğunu düşündüğünü söyleyen esnaf, kimseyi hedef almak istemediğini ancak tüketicilerin dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. “Kimseye suç atmak istemiyorum ama çiğ köftelerin yüzde 95’inde sıkıntı var. Emin değilseniz dışarıdan almak doğru değil. Satana değil, alıp yiyene de sorumluluk düşüyor” ifadelerini kullandı.
“BIYIKSIZ DURAMAM”
“Pala Dayı” lakabıyla tanınmasının arkasında hem memleket kültürü hem de bıyıkları olduğunu söyleyen Akın, “Doğuluyum. Bizim insanımızın çoğu pala bıyıklıdır. Ben de bıyıksız duramam. Herkes bana ‘Pala Dayı’ dedi, adım öyle kaldı. Tanınmamın sırrı sadece bıyıklarım değil bence. Yufka yürekli olduğumu söylerler. Merhamet ve Allah korkusu çok önemli. İnsanlar bunu hissediyor. İlk gelen müşteri de hissediyor, sonra zaten gelmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

“O ZAMAN DÜNYANIN EN ZENGİN İNSANIYIM”
Müşterilerine sık sık ikramda bulunduğunu ve ekonomik durumu olmayanların da gelip tatmasını isteyen Pala Dayı şöyle konuştu:
Şu an bir dürümü dört kişi bölüşüp yiyebiliyor. Herkese tavsiyem gelsinler, bir çiğ köftemden tatsınlar. Para da istemem. İkram etmeyi seviyorum. İşte o zaman ben dünyanın en zengin insanı oluyorum.
Kızılay’ın yoğun sokaklarından biri olan Karanfil Sokak’ta çiğ köfte tezgâhının başında duran Pala Dayı, hem lezzeti hem de samimiyetiyle Ankara’nın tanınan sokak esnaflarından biri olmayı sürdürüyor.



