Türkiye’nin İsrail ile ticareti üzerinden başlayan siyasi tartışma, karşılıklı açıklamalarla büyüyor.
Ticaret Bakanlığı, bazı CHP’li milletvekillerinin “İsrail ile ticaret sürüyor” iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, 2 Mayıs 2024’ten bu yana İsrail ile tüm ticaretin tamamen durdurulduğunu açıkladı.
Bakanlık, bu tarihten itibaren ihracat, ithalat, transit ticaret ve serbest bölge işlemlerinin sıfırlandığını, gümrük sisteminin İsrail’e kapalı olduğunu vurguladı.
BAKANLIKTAN SERT TEPKİ
Bakanlık açıklamasında, iddiaların “yalan” ve “iftira” olduğu belirtilerek, Türkiye’nin İsrail’e karşı ekonomik ambargo uygulayan öncü ülkelerden biri olduğu ifade edildi.
Ayrıca Filistin’e yapılan sevkiyatların İsrail üzerinden geçmesinin zorunlu olduğu, bu ticaretin İsrail’e değil Filistin’e yönelik olduğu savunuldu.
CHP: “RESMİ VERİLERDE ÇELİŞKİ VAR”
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bakanlığın iddialarına karşılık resmi veriler üzerinden sorular yöneltti.
Emir, İsrail Merkez İstatistik Bürosu verilerinde 2025 ve 2026 yıllarında Türkiye kaynaklı ihracatın sürdüğünün görüldüğünü belirterek, bu durumun nasıl açıklanacağını sordu.
“GİZLİ ÜLKE” VE 2,1 MİLYAR DOLAR İDDİASI
Emir, TÜİK verilerinde İsrail ülke kodunun yer almamasına dikkat çekerek, “Gizli ülke” başlığı altında görülen 2,1 milyar dolarlık ticaret hacminin hangi ülkeye ait olduğunun açıklanmasını istedi.
Ayrıca 2025 yılında Türkiye’den İsrail’e 924 milyon dolarlık ihracat yapıldığına ilişkin verileri hatırlatan Emir, bu ticaretin hangi firmalar veya hangi yöntemlerle gerçekleştiğinin açıklanmasını talep etti.
ERİŞİM ENGELİ VE ÜÇÜNCÜ ÜLKE İDDİASI
CHP’li Emir, İsrail’in resmi istatistiklerine Türkiye’den erişimin engellenmesini de gündeme getirerek, bunun gerekçesini sordu.
Ticaretin doğrudan mı yoksa üçüncü ülkeler üzerinden mi sürdüğüne ilişkin şeffaflık çağrısı yaptı.
TARTIŞMA DERİNLEŞİYOR
Bakanlık, İsrail ile ticaretin tamamen kesildiğini savunurken; CHP kanadı, uluslararası veriler ve istatistiklerde görülen rakamların açıklanması gerektiğini belirtiyor.
Taraflar arasındaki bu veri temelli tartışmanın, önümüzdeki günlerde yeni açıklamalarla daha da büyümesi bekleniyor.




