Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş, kamuoyunda yeterince gündeme gelmediğini ifade ettiği emekli binbaşıların mağduriyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karataş, sayıları yaklaşık 2.500 civarında olan emekli binbaşıların aileleriyle birlikte 7.500 ila 10 bin kişilik bir topluluğu oluşturduğunu belirterek bu kesimin uzun süredir çözüm bekleyen sorunlarının bulunduğunu ifade etti.

Karataş’a göre emekli binbaşıların temel beklentisi yalnızca maaş artışı değil. Görev yaptıkları dönemde yarbaylarla benzer makam ve sorumlulukları üstlenmelerine rağmen yaşanan hak kayıplarının giderilmesi gerektiğini vurgulayan Karataş, bu mağduriyetlerin uzun yıllardır devam ettiğini söyledi.

“Hak ihlalleri iki yüzyıla taşınmamalı”

Karataş açıklamasında emekli binbaşıların yaşadığı sorunların 20’nci yüzyıldan 21’inci yüzyıla taşındığını belirterek, bu mağduriyetlerin artık daha fazla geciktirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Yıllar içinde küçük görülen bazı düzenlemelerin zamanla büyüyerek ciddi bir soruna dönüştüğünü ifade eden Karataş, bu durumun artık kapsamlı bir çözüm gerektirdiğini söyledi.

Karataş, emekli binbaşıların yıllardır sabırla çözüm beklediğini belirterek devletin bu konuda daha hızlı adımlar atmasının önemine dikkat çekti.

Türk zırhlıları karşı karşıya: Ejder Yalçın mı Cobra II mi?
Türk zırhlıları karşı karşıya: Ejder Yalçın mı Cobra II mi?
İçeriği Görüntüle

Güvenlik ve savunma camiasının diğer sorunlarına da dikkat çekti

Karataş, değerlendirmesinde yalnızca emekli binbaşıların değil, güvenlik ve savunma camiasının farklı kesimlerinin de çeşitli sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Bu kapsamda şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı meselelerin yanı sıra emekli astsubayların beklentileri, atanamayan emekli uzman çavuşların durumları, sözleşmeli er ve erbaşların çalışma koşulları ile korucuların ve emniyet mensuplarının karşılaştığı sorunların da çözüm bekleyen başlıklar arasında yer aldığını dile getirdi.

Karataş, güvenlik güçleri ve ailelerinin yaşadığı sorunların çözüme kavuşmasının hem toplumsal adalet hem de devlet-millet bağının güçlenmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.