İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, bölge dışı aktörlerin askeri varlık gösterme çabalarını sert bir dille eleştirdi. Hürmüz Boğazı’nın uluslararası güçlerin serbestçe hareket edebileceği bir "ortak mülk" olmadığını hatırlatan Garibabadi, İran’ın bir kıyı devleti olarak boğaz üzerindeki egemenlik haklarını sonuna kadar kullanacağını vurguladı.

Garibabadi, yaptığı açıklamada şu kritik uyarılarda bulundu:

Bölge dışı güçlerin buraya savaş gemisi göndermesi, krizin çözümüne değil, bölgenin tamamen askerileşmesine hizmet eder. İngiltere ve Fransa'nın adımları, gerilimi geri dönülemez bir noktaya sürüklemektedir.

Fransa ve İngiltere’den "Seyir özgürlüğü" çıkarması

Gerilimin fitilini ateşleyen gelişme ise Paris ve Londra hattından geldi. Fransa, "seyir özgürlüğünü koruma" misyonu adı altında dev uçak gemisi Charles de Gaulle'ü Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ne sevk ettiğini duyurdu. İngiltere’nin de bu görev gücüne bir savaş gemisiyle eşlik edeceği bildirilmişti. Bu ortak hamle, ABD’nin Hürmüz üzerindeki baskı stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

DSÖ Başkanı'ndan korkutan salgın iddialarına yanıt:Yeni COVİD-19 Değil!
DSÖ Başkanı'ndan korkutan salgın iddialarına yanıt:Yeni COVİD-19 Değil!
İçeriği Görüntüle

İran’dan sert yanıt: "Namlu ucunda karşılık verilecek"

İran’ın yarı resmi haber ajansı Mehr’e konuşan Garibabadi, Avrupa gemilerinin ABD’nin "yasa dışı" eylemlerine payanda olması durumunda, İran Silahlı Kuvvetleri’nin sahada doğrudan müdahale edeceğini belirtti. Garibabadi, "Fransa veya İngiltere gemilerinin yasa dışı faaliyetlere eşlik etmesi, ordumuz tarafından en sert ve en hızlı askeri yanıtla karşılanacaktır" diyerek çatışma riskinin boyutunu gözler önüne serdi.

Küresel ekonomi tedirgin

Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki bu "satranç hamleleri", sadece askeri uzmanları değil, enerji piyasalarını da teyakkuza geçirdi. Diplomatik kaynaklar, bölgenin askerileşmesinin küresel bir enerji krizini tetikleyebileceğinden endişe ediyor.