Orta Doğu’da füze saldırıları ve karşılıklı askeri hamlelerle yükselen tansiyon, liderler diplomasisini hızlandırdı. Gün içinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dört kritik liderle yaptığı telefon görüşmeleri dikkat çekti.Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına göre temaslarda, bölgedeki son askeri gelişmeler, güvenlik riskleri ve çatışmanın daha geniş bir alana yayılma ihtimali ele alındı.
ABD İLE GÖRÜŞME: KÜRESEL GÜVENLİK BAŞLIĞI
Erdoğan’ın ABD Başkanı ile gerçekleştirdiği görüşmede, İran merkezli gerilimin bölgesel ve küresel güvenlik üzerindeki etkileri değerlendirildi. Türkiye’nin, askeri tırmanış yerine diplomatik kanalların işletilmesi gerektiği yönündeki yaklaşımı vurgulandı.Diplomatik kaynaklar, görüşmede enerji güvenliği ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin de gündeme geldiğini belirtiyor.
SUUDİ ARABİSTAN HATTI: “ÇATIŞMA BÜYÜRSE SONUÇLARI AĞIR OLUR”
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile yapılan telefon görüşmesinde, Körfez bölgesine yansıyan güvenlik riskleri ele alındı.Erdoğan’ın, çatışmanın kontrol altına alınmaması halinde bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği yönündeki endişesini paylaştığı bildirildi.
BAE VE KATAR GÖRÜŞMELERİ: DAYANIŞMA VE İSTİKRAR MESAJI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile yaptığı görüşmede saldırılar nedeniyle geçmiş olsun dileklerini iletti. Görüşmede bölgesel istikrarın korunmasının önemi öne çıktı.
Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani ile yapılan görüşmede ise Körfez güvenliği, askeri hareketlilik ve olası senaryolar değerlendirildi.
ANKARA’NIN STRATEJİK POZİSYONU
Türkiye’nin aynı gün içinde hem ABD hem Körfez ülkeleriyle temas kurması, Ankara’nın çok taraflı diplomasi yürüttüğünü gösterdi.
Uzmanlara göre Türkiye’nin öncelikleri şöyle sıralanıyor:
- Bölgesel savaş riskinin büyümemesi
- Enerji ve ticaret hatlarının güvenliği
- NATO dengeleri içinde kontrollü bir pozisyon
- Diplomasi ve arabuluculuk kanallarının açık tutulması
BÖLGESEL SAVAŞ ENDİŞESİ ARTIYOR
İran-ABD-İsrail hattındaki askeri gelişmelerin Körfez ülkelerine yansıması, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da güvenlik mimarisini doğrudan etkiliyor.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekleştirdiği yoğun diplomasi trafiği, Türkiye’nin krizin dışında kalmakla yetinmeyip aktif rol üstlenmeye hazır olduğunu gösteriyor.Önümüzdeki günlerde yeni temasların sürmesi ve diplomasi hattının daha da yoğunlaşması bekleniyor.





