Tüm Eğitim Çalışanları Genel Başkanı Ümit Demirel yoksulluk ve açlık sınırına ilişkin değerlendirme yaptı. Söz konusu kavramların yalnızca gelir düzeyini değil toplumun vicdanını ve geleceğini de doğrudan ilgilendirdiğini vurguladı. Demirel’in açıklamaları kurumun resmi iletişim kanalları üzerinden de kamuoyuyla paylaşıldı.
Demirel açlık sınırının altında ücretle yaşamaya çalışan memur, emekli ve işçilerin her ayı bir şekilde çıkarma kaygısıyla geçirdiğini belirterek durumun geçici bir sıkıntı olmaktan çıktığını ifade etti. Sürekli borçlanma, yetersiz beslenme, ertelenen sağlık ve eğitim harcamalarının, bireyleri yalnız bugünden değil gelecekten de kopardığını dile getirdi.
TEMEL İNSAN HAKKI VURGUSU
Yoksulluğun yalnızca cebin değil bedenin, zihnin ve umudun da yoksullaşması anlamına geldiğini vurgulayan Demirel, özellikle çocuklar üzerindeki etkilerin altını çizdi. Beslenme, eğitim ve sağlık gibi temel alanlarda yaşanan eksikliklerin uzun vadede toplumsal eşitsizlikleri derinleştirdiğini söyledi.
Açıklamada barınma, beslenme, sağlık, eğitim ve ulaşımın birer lütuf değil temel insan hakkı olduğu vurgulandı. Ümit Demirel ücretlerin kâğıt üzerindeki oranlara göre değil mutfaktaki gerçekler, kira bedelleri, pazar ve eczane fiyatları dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Demirel, “İnsan yalnız çalışmak için yaşamaz; yaşamak için çalışır” sözleriyle insan onurunu merkeze alan yeni bir ekonomik ve sosyal düzenin zorunlu hale geldiğini belirtti.





