Türkiye’nin modernleşme ve savunma yolculuğunda gökyüzü her zaman özel bir yere sahip oldu. Bu vizyonun somut adımı olarak, 16 Şubat 1925’te Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kurulan Türk Tayyare Cemiyeti, bugün Türk Hava Kurumu (THK) adıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Kurumun kuruluş amacı, havacılığı halka ulaştırmak, genç nesillere uçuş sevgisini kazandırmak ve milli havacılığın gelişimine öncülük etmekti.
Kurulduğu günden bu yana THK, planör, paraşüt, yamaç paraşütü, model uçak, sıcak hava balonu ve ultralight hava araçları eğitimleriyle binlerce genci gökyüzüyle tanıştırdı. Türkkuşu programı aracılığıyla havacılık kültürü ülke genelinde yaygınlaşırken, gençlerin havacılığa ilgisi ve katılımı her geçen yıl arttı.
Kurum, bugüne dek eğitimden bilimsel çalışmalara, teknik bakım faaliyetlerinden havacılık teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede görev üstlendi. THK’nın havacılık eğitim merkezleri ve Türk Hava Kurumu Üniversitesi, Türkiye’nin havacılık ekosistemine değerli katkılar sağlıyor. Aynı zamanda savunma sanayii için nitelikli insan kaynağı yetiştirme konusunda kritik bir rol üstleniyor.
"101. YILDA 101 UÇUŞ" PROJESİ
2026 yılıyla birlikte 101. yaşına giren THK, gençlere havacılık sevgisini aşılamayı sürdürmeyi, nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi ve Türkiye’nin havacılık ile savunma sanayindeki gücünü destekleyen çalışmalarını kararlılıkla ilerletmeyi hedefliyor. Kurumun idari ve ekonomik istikrarı güçlendirme çalışmaları kapsamında, yaklaşık 140 milyon dolar seviyesindeki borç 97 milyon dolara düşürüldü ve kalan borcun önümüzdeki süreçte tamamen kapatılması planlanıyor.
101. yıl kutlamaları kapsamında başlatılacak “101. Yılda 101 Uçuş” projesi ile sosyal medya üzerinden yapılacak çekilişler sonucunda 101 kişiye farklı branşlarda uçuş deneyimi sunulacak; böylece halkın havacılıkla buluşması ve ilgisinin artırılması amaçlanıyor.
THK, köklü geçmişinden aldığı güç ve milletinden gördüğü destekle, Yüzyıllık Havacılar Topluluğu olarak gökyüzünde yükselen mirasını geleceğe taşımaya devam ediyor. Cumhuriyet’in havacılık gururu, 101 yıldır olduğu gibi bugün de Türkiye’nin gökyüzündeki en güçlü sembollerinden biri olmayı sürdürüyor.
İSTİKBAL GÖKLERDEDİR: TÜRK HAVA KURUMU'NUN HİKAYESİ
Türk Tayyare Cemiyeti, günümüzde Türk Hava Kurumu olarak bilinen kurum, 16 Şubat 1925’te Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde resmen kuruldu. Atatürk’ün yönlendirmesiyle hayata geçirilen bu yapı, yalnızca uçak temini ve pilot yetiştirmekle sınırlı kalmadı; havacılık bilincini tüm topluma yaymak, gençlere gökyüzü sevgisini kazandırmak ve Türkiye’yi uluslararası havacılık arenasında güçlü bir aktör hâline getirmek amacı taşıdı.
Kuruluşta öne çıkan isimler arasında Pilot Şakir Nazım, Pilot Vecihi Hürkuş ve eski gözlemcilerden Hasan İskender Bey bulunuyordu. Cemiyetin ilk genel başkanlığı ise Rize Milletvekili Fuat Bey tarafından üstlenildi. Kurumun ilk onursal üyesi ise bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk oldu. Günümüzde Türk Hava Kurumu Tüzüğü’ne göre Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, onursal üye olarak kurumu temsil etmeye devam ediyor.
Türk Tayyare Cemiyeti, 1925-1935 yılları arasında bu isimle faaliyet gösterdi. 1935 yılında ise modern havacılığın ve eğitim çalışmalarının kapsamını genişletmek amacıyla adı Türk Hava Kurumu olarak değiştirildi. Bu adım, yalnızca isim değişikliği değil; Türkiye havacılığının kurumsal anlamda güçlenmesi ve sürdürülebilir bir yapı kazanması açısından da tarihî bir dönüm noktası oldu.
Atatürk, havacılığın önemini gençlere şöyle aktardı:
İstikbal Göklerdedir, çünkü göklerini koruyamayan milletler yarınlardan asla emin olamazlar. Her işte olduğu gibi havacılıkta da en yüksek seviyede, göklerde bizi bekleyen yerini az zamanda dolduracaksın. Ey Türk Genci! Kısa zamanda gökte seni bekleyen yerini alacaksın. Yoksa o yeri başkaları istila eder ve işte o zaman bu ülke ve ulus elden gider.
Bu ifadeler, gelecekte savaşların ve hâkimiyetin göklerde olacağını, Türk gençliğinin ise bu alanda lider konumda bulunması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Türk Tayyare Cemiyeti, Atatürk’ün bu vizyonu doğrultusunda kurularak, çağdaşlaşmanın ve ulusal bağımsızlığın gökyüzünde simgesi haline geldi. Günümüzde Türk Hava Kurumu olarak devam eden bu miras, gençleri gökyüzüyle buluşturmaya ve Türkiye’nin havacılık kapasitesini güçlendirmeye devam ediyor.





