Türkiye’nin başkanlığını üstlendiği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında 27 Mart’ta gerçekleştirilen toplantı, katılım tartışmalarıyla Yunan basınında yeniden gündeme geldi. Toplantıda, Türkiye’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) katılımını reddetmişti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlık ettiği toplantıya GKRY temsilcileri dahil edilmemesi Yunan basınında yeniden yer aldı. Ankara, bu kararın Türkiye’nin GKRY’yi tanımama yönündeki uzun süredir devam eden politikasıyla uyumlu olduğunu vurgulamıştı.
AB "CİDDİ ENDİŞE" DUYUYOR
Avrupa Birliği ise gelişmeye tepki göstererek, Birleşmiş Milletler süreçlerinde tüm üye devletlerin eşit şekilde temsil edilmesi gerektiğini savundu. AB’den yapılan açıklamada, GKRY’nin dışlanmasından duyulan “ciddi endişe” dile getirildi.
"KATILIM LİSTESİNİN BELİRLENMESİ, ORGANİZATÖR ÜLKENİN TAKDİR YETKİSİNDEDİR"
Türkiye ise söz konusu eleştirilere yanıt vererek toplantının Birleşmiş Milletler’in resmi bir zorunlu toplantısı olmadığını ve davetlerin organizatör ülkenin inisiyatifinde olduğunu belirtti. Açıklamada, yalnızca Türkiye tarafından tanınan devletlerin davet edildiği ifade edildi.
Yetkililer "Toplantı, BM yetkisi altında düzenlenen resmi bir UNFCCC süreci değil, COP31 Başkanlığı çerçevesinde Türkiye’nin organizasyonunda gerçekleştirilen bir yan etkinliktir. Davetiyelerin dağıtılması ve katılım listesinin belirlenmesi, organizatör ülkenin takdir yetkisindedir. Türkiye tarafından tanınan tüm üye devletler davet edilmiş ve katılımları için teşekkür edilmiştir" şeklinde açıklama yaptı.
AB, KIBRIS MESELESİNDE TARAFSIZLIĞINI YİTİRDİ
Ayrıca Türkiye, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs meselesinde tarafsızlığını yitirdiğini savunarak, özellikle GKRY’nin AB’ye katılım sürecinden sonra dengeli bir yaklaşım sergilenemediğini dile getirdi.
Ankara, COP31 sürecinde iş birliğine açık olduğunu belirtirken, davet politikalarının ise uluslararası tanıma ve diplomatik ilkeler doğrultusunda şekilleneceğini kaydetti.




