CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında gazetecilere yönelik uygulamaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Tanrıkulu, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan tutuklanan gazetecilere ilişkin olarak Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
"Gazeteciler hedef alınıyor"
Tanrıkulu, söz konusu düzenlemenin yasalaşma sürecinde gazetecileri kapsamayacağı yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlatarak, uygulamada ise çok sayıda gazeteci hakkında soruşturma açıldığını, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin uygulandığını belirtti.
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği verilerine de atıf yapan Tanrıkulu, davaların büyük bölümünün gazetecilere yönelik olduğunu ifade etti.
"AYM kriterlerine dikkat çekti"
Tanrıkulu, Anayasa Mahkemesi’nin suçun oluşabilmesi için dört şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiğine hükmettiğini hatırlattı.
Buna göre; gerçeğe aykırı bilginin varlığı, kamu düzeni veya güvenliğe ilişkin olması, kamu barışını bozacak şekilde yayılması ve failin panik yaratma saikiyle hareket etmesi şartlarının birlikte oluşması gerektiğini vurguladı.
Ancak uygulamada bu kriterlere uyulmadığını savunan Tanrıkulu, maddenin fiilen ifade özgürlüğünü baskılayan bir araca dönüştüğünü ileri sürdü.
"Bakanlığa kapsamlı sorular"
Tanrıkulu, önergesinde TCK 217/A kapsamında bugüne kadar kaç kişi hakkında işlem yapıldığı, kaç gazetecinin bu kapsamda soruşturma ve tutuklamaya maruz kaldığı gibi sorular yöneltti.
Ayrıca, suçun unsurlarının nasıl değerlendirildiği, tutuklama tedbirinin ölçülülüğü ve uygulamanın basın özgürlüğüne etkisine ilişkin herhangi bir analiz yapılıp yapılmadığını sordu.
"Yasal düzenleme çağrısı"
Tanrıkulu, yasa koyucunun iradesi ile uygulama arasında ortaya çıkan farkın giderilmesi gerektiğini belirterek, maddenin yeniden düzenlenmesi ya da daha açık hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.




