Namık Tan, Türkiye’nin hava savunma politikalarına ilişkin yaptığı açıklamada, Rus yapımı S-400 alımının stratejik sonuçlarını eleştirdi.
Tan, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin güçlü ve entegre bir hava savunma sistemine sahip olması gerektiğini yıllardır dile getirdiklerini belirterek, bölgedeki gelişmeler ve Türkiye’nin hava sahasında yaşanan son olayların bu ihtiyacı yeniden ortaya koyduğunu söyledi.
“F-35 programından çıkarıldık”
Tan, S-400 alımının Türkiye’yi F-35 Lightning II Program dışına ittiğini ve bunun önemli stratejik kayıplara yol açtığını ifade etti.
Türkiye’nin programda yalnızca müşteri değil üretim ortağı olduğunu hatırlatan Tan, savunma sanayi şirketlerinin bu projeden teknoloji ve üretim kabiliyeti elde ettiğini belirtti.
Tan açıklamasında, S-400 alımı sonrasında Türkiye’nin ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kaldığını ve savunma sanayisinin milyarlarca dolarlık üretim ve teknoloji fırsatını kaybettiğini söyledi.
“Üç Patriot teklifi vardı”
Tan, Patriot alım süreci yürütülürken Türkiye’nin Washington Büyükelçisi olarak görev yaptığını hatırlatarak, ABD’nin üç ayrı teklif sunduğunu ifade etti.
ABD tarafından sunulan son teklifin oldukça cazip olduğunu belirten Tan, teknoloji transferi konusunda sınırlamalar olsa da maliyet ve diğer kriterlerde ciddi öneriler getirildiğini kaydetti.
Tan ayrıca NATO savunma sistemiyle birlikte çalışabilir Avrupa alternatiflerinin de masada olduğunu söyledi.
“Slogan değil stratejik akıl”
Tan, buna rağmen NATO sistemleriyle uyumlu olmayan S-400 tercihinin yapıldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Sonuç? 2,5 milyar dolar ödediğimiz söylenen S-400’ler hangarda bekliyor. Hava sahamızı korumak için bugün can havliyle Patriot takviyesine başvuruyoruz. Bu mu feraset, bu mu basiretli dış politika?”
Tan, dış politika ve savunma politikalarının sloganlarla değil serinkanlı akıl ve stratejik hesapla yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, yanlış kararların bedelini her zaman milletin ödediğini söyledi.




