CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında savaşın tarım sektörüne etkilerini, artan girdi maliyetlerini ve üreticinin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunları değerlendirdi.
Gürer, özellikle son dönemde gübre ve yem fiyatlarında yaşanan artışın çiftçiyi ciddi şekilde zorladığını belirterek tarımsal üretimde maliyet baskısının giderek büyüdüğünü ifade etti.
Gübre ve yem fiyatlarındaki artışa dikkat çekti
Gürer, savaşın tarımsal üretimde kullanılan temel girdilerin fiyatlarını yükselttiğini belirterek özellikle gübre piyasasında ciddi artışlar yaşandığını söyledi.
Amonyum sülfat gübresinin ton fiyatının 15 bin 750 liraya yükseldiğini belirten Gürer, üre gübrenin ise yaklaşık 30 bin lira seviyesine çıktığını ancak piyasada satışının sınırlı olduğunu ifade etti.
Üre gübrenin üretimde kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Gürer, bu gübrenin büyük ölçüde ithalata bağlı olduğunu ve özellikle İran’dan yapılan ticaretin fiyatlar üzerinde etkili olduğunu söyledi.
DAP gübresinde de benzer bir artış yaşandığını belirten Gürer, bu gübrenin ton fiyatının 37 bin liraya kadar çıktığını kaydetti.
“Stok var deniyor ama çiftçi gübre bulamıyor”
Hükümetin stokların yeterli olduğu yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Gürer, sahadaki durumun farklı olduğunu ifade etti.
Gürer, çiftçilerin gübre almak istediklerinde ya ürün bulamadıklarını ya da çok yüksek fiyatlarla karşılaştıklarını belirterek, piyasadaki dengesizliğin üretimi olumsuz etkilediğini dile getirdi.
İran’dan yem ve gübre ithalatı
Türkiye’nin tarımsal girdilerde dışa bağımlılığına da dikkat çeken Gürer, İran’dan yapılan yem ve gübre ithalatına ilişkin verileri paylaştı.
Gürer’in verdiği bilgilere göre 2025 yılında İran’dan farklı yem gruplarında toplam 9 bin 759 ton ürün ithal edilirken bu ürünler için milyonlarca dolar ödeme yapıldı.
Aynı dönemde İran’dan 6 milyon doların üzerinde azotlu ve kimyasal gübre ithalatı gerçekleştirildiğini belirten Gürer, bu verilerin Türkiye’nin tarımsal girdilerde dışa bağımlılığını ortaya koyduğunu söyledi.
“Tarım politikalarındaki sorunlar fiyatlara yansıyor”
Tarım politikalarındaki eksikliklerin hem üreticiyi hem tüketiciyi etkilediğini belirten Gürer, girdi maliyetlerindeki artışın raf fiyatlarına da doğrudan yansıdığını ifade etti.
Yeterli gübre kullanılamamasının verim kaybına yol açabileceğini dile getiren Gürer, üretimde yaşanacak düşüşün gıda fiyatlarını daha da artırabileceğini söyledi.
Çiftçinin borcu 1,2 trilyon lirayı aştı
Gürer, tarım sektörünün yüksek borç yükü altında olduğunu da belirterek çiftçilerin bankalara olan kredi borcunun 1 trilyon 240 milyar liraya ulaştığını söyledi.
Bu nedenle yem ve gübrede sübvansiyon uygulanması gerektiğini savunan Gürer, icra işlemlerinin durdurulması ve üreticinin borçlarının ötelenmesi gerektiğini ifade etti.
“Narenciye ülkesinde limon ithal ediyoruz”
Gürer, Türkiye’nin önemli narenciye üreticilerinden biri olmasına rağmen limon ithalatının devam ettiğini de eleştirdi.
Limon ithalat vergisinin yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldüğünü hatırlatan Gürer, üreticinin elinde ürün bulunmasına rağmen ithalat yapılmasının yanlış bir politika olduğunu savundu.
Gürer’in paylaştığı verilere göre 2025 yılında Türkiye 2 bin 130 ton limon ithal ederken bu ithalat için yaklaşık 2,3 milyon dolar ödeme yapıldı.
“Türkiye üretmek zorundadır”
Tarımda üretimin stratejik önemine dikkat çeken Gürer, girdi maliyetlerinin kontrol altına alınmaması halinde hem üreticinin hem de tüketicinin daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağını belirtti.
Gürer, üretimin sürdürülebilmesi için çiftçiye destek verilmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve tarım politikalarının yeniden planlanması gerektiğini ifade etti.





