CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan Sevgililer Günü’nde tek adet gül fiyatındaki artışı örnek göstererek Türkiye’deki alım gücü kaybına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Becan, 2019 yılında 10 TL olan bir gülün 2026 yılında 500 TL seviyesine ulaştığını belirterek, aynı dönemde emekli maaşları ve sabit gelirlerin bu oranda artmadığını ifade etti.
Becan fiyat artışlarının sadece sembolik ürünlerle sınırlı kalmadığını, temel tüketim kalemlerinde de ciddi yükselişler yaşandığını savundu.
ENFLASYON KARŞISINDA REEL GELİR KAYBI VURGUSU
Becan yazılı açıklamasında enflasyonun sabit gelirli kesimler üzerindeki etkisine dikkat çekerek, reel gelirlerin gerilediğini ve ücretlerin enflasyon karşısında eridiğini söyledi.
Tek dal gül fiyatının bazı şehirlerde bir kilo kıymadan pahalı hale geldiğini belirten Becan, bu durumun gıda ve temel tüketim kalemlerindeki fiyat artışını gösterdiğini ifade etti. Ekonomi yönetiminin enflasyonu kontrol etmekte zorlandığını savunan Becan, piyasadaki gül fiyatlarının 500 TL seviyesine ulaştığını, ancak piyasadaki en büyük banknotun 200 TL olduğunu dile getirdi.
EMEKLİ VE SABİT GELİRLİLER İÇİN SOSYAL YAŞAMIN MALİYETİ ARTIYOR
Becan bir ülkede vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra sosyal hayata bütçe ayıramıyorsa refahın gerilediğini belirterek, fiyat artışlarının sosyal yaşamı da doğrudan etkilediğini ifade etti.
50 adet gülün yaklaşık 5 bin TL seviyesine ulaştığını belirten Becan, bu tutarın emekliye verilen bayram ikramiyesinden daha yüksek olduğunu söyledi. Bu karşılaştırmanın alım gücündeki değişimi somut şekilde ortaya koyduğunu dile getirdi.
GENÇLER VE SABİT GELİRLİLER İÇİN GEÇİM BASKISI ARTIYOR
Becan KYK burs ve kredi tutarının yaklaşık 5 bin TL seviyesinde olduğunu hatırlatarak, bir öğrencinin aylık bursunun yaklaşık 50 adet gül fiyatına denk geldiğini belirtti.
Barınma, ulaşım ve beslenme giderleri karşısında bursların yetersiz kaldığını ifade eden Becan, gençlerin sosyal hayatının da ekonomik baskı altında kaldığını söyledi.
Becan açıklamasında, enflasyonla mücadele sürecinde ücretlerin baskılandığını, emekli maaşlarının sınırlı artırıldığını ve bunun ekonomik tercih meselesi olduğunu savundu. Ayrıca enflasyonun maliyetinin ağırlıklı olarak emek kesimine yüklendiğini öne sürdü.




