CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve çok sayıda sanığın yargılandığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasının ikinci gününde, Silivri Cezaevi yakınında kurulan çadırda dikkat çeken bir grup toplantısı gerçekleştirdi. Özel, CHP tarihinde ilk kez bir cezaevinin hemen önünde grup toplantısı yaptıklarını söyledi.
Özel, konuşmasının başında, “Bugün burada ülkenin kurucu partisinin, son genel seçimlerin ana muhalefet partisinin, son yerel seçimlerin birinci partisinin grup toplantısını bir cezaevinin hemen yanında yapmak durumundayız” dedi.
Silivri vurgusu: “Burası kumpas davalarının sembolü”
Özgür Özel, toplantının yapıldığı alanın Silivri Dayanışma Merkezi olduğunu belirterek, buranın Türk siyasi tarihinde haksız tutuklamalar, hukuksuz yargılamalar ve kumpas davalarıyla sembolleşen Silivri Cezaevi’ne 700-800 metre uzaklıkta olduğunu söyledi.
Özel, “Bugün burada hiç şüphe yok ki tarih tekerrür etmektedir. Türkiye bu cezaevini Ergenekon, Balyoz ve nice davalarla tanıdı. Adalet ve Kalkınma Partisi, Fethullahçı terör örgütü ile kol kola girerek bu ülkenin askerlerini, aydınlarını, gazetecilerini ve siyasetçilerini burada yargıladı” ifadelerini kullandı.
O dönem yargılanan isimlerin sonradan “alnı açık, başı dik” çıktığını söyleyen Özel, AK Parti’nin geçmişte kurduğu düzenin benzerini bugün yeniden devreye soktuğunu savundu.
“Bizi bu çadıra getiren siyasi operasyon sürecidir”
Özel, bugün Silivri’de bulunma nedenlerini de ayrıntılı şekilde anlattı. Arkadaşlarının millete hizmet etmek için yetki aldığını, buna rağmen iftira ve siyasi operasyonlarla karşı karşıya bırakıldığını savunan Özel, “Bizi bu çadıra getiren nedir? Arkadaşlarımızı millete hizmetle yetkilendirmişken, onlara iftira atan süreç nedir? Burada hem haklılığımızı savunmak hem de iktidar yürüyüşümüzü sekteye uğratacaklarını düşünenlere karşı kararlılığımızı göstermek için bulunuyoruz” dedi.
CHP’nin hem bu davaya karşı direneceğini hem de iktidar yürüyüşünden vazgeçmeyeceğini vurgulayan Özel, “Ne mücadeleden vazgeçeriz ne de iktidara yürümekten” diye konuştu.
“Bu dava ya bire düşer ya kırka deniyordu”
Konuşmasının önemli bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye ilişkin iddialarını anlatan Özel, bir yıldır davanın hangi mahkemeye düşeceğinin konuşulduğunu öne sürdü. 41 ağır ceza mahkemesi arasında özellikle 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin işaret edildiğini belirten Özel, “Bir yıldır konuşulan ihtimal gerçekleşti” dedi.
Özel, mahkeme heyetinin yapısına da sert eleştiriler yöneltti. Türkiye’nin en önemli siyasi davalarından birinin çok tecrübeli bir heyet tarafından görülmesi gerekirken, bu dosyada yeterli tecrübeye sahip olmayan hakimlerin görevlendirildiğini savundu.
“Gizli tanık değişikliği olur mu?”
Özgür Özel, iddianamede yer alan gizli tanık beyanları üzerinden de yüklendi. Geçmişte Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde kullanılan gizli tanık sisteminin bugün yeniden devreye sokulduğunu savunan Özel, bu kez de benzer bir yöntemin İmamoğlu davasında kullanıldığını söyledi.
Özel, “Ekrem Başkan ve birçok arkadaşımızı Meşe adlı gizli tanığın ifadeleriyle tutukladılar. Sonra baktık ki Meşe yok. Meşe’nin söylediklerinin aynısı, cümle düşüklüğü ve noktalama hatasına kadar birebir şekilde başka bir gizli tanık olan İlke’nin ifadesi olarak dosyaya konmuş. Tiyatroda oyuncu değişikliği olur, sinemada olur, futbolda olur. Peki yargıda şahit değişikliği olur mu?” dedi.
Bu durumu “açık kumpas” olarak niteleyen Özel, gizli tanık sisteminin dava dosyasını ayakta tutmak için kullanıldığını öne sürdü.
“560 milyar dediler, 560 kuruş bulamadılar”
Özel, iktidar medyasının ve savcılık çevrelerinin İBB dosyası üzerinden ortaya attığı büyük yolsuzluk iddialarının iddianamede karşılık bulmadığını savundu. “Marttan beri, nisandan bugüne 12 ay boyunca ne yalanlar attılar. 560 milyar yolsuzluk dediler, 560 kuruş bulamadılar” diyen Özel, cep telefonu dağıtıldığı, para dolu çantalar taşındığı, lüks araçlar kullanıldığı gibi birçok iddianın da dosyada yer almadığını söyledi.
TRT’ye ve bazı yandaş kanallara da yüklenen Özel, “Bir yerde dolarlı görüntü gösterdiler, sonra bunun stok görüntü olduğu ortaya çıktı” diyerek, iktidar yanlısı yayın organlarının bilinçli algı operasyonu yaptığını savundu.
“Ekrem İmamoğlu’na ‘Sanık Ekrem’ diyemezsiniz”
Özel, duruşmanın ilk günündeki atmosferi de anlattı. Mahkeme başkanının Ekrem İmamoğlu’na yönelik tutumunu eleştiren CHP lideri, “15,5 milyon kişinin cumhurbaşkanı adaylığı için oy verdiği, 25,5 milyon kişinin tutuksuz yargılansın diye imza attığı, İstanbul’un üç kez seçtiği belediye başkanına ‘Sanık Ekrem, otur yerine’ diyorlar” dedi.
Bunun kabul edilemeyeceğini ifade eden Özel, ilk gün yaşananların ikinci gün kısmen telafi edilmeye çalışıldığını söyledi. İmamoğlu’nun bugün söz aldığını ve tarihe geçecek bir konuşma yaptığını belirten Özel, “Dün söz vermediler, bugün söke söke aldı” dedi.
Erdoğan’a çağrı: “Canlı yayın istiyoruz”
Özgür Özel, konuşmasının bir bölümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da doğrudan seslendi. İktidarın kendi savcısına, iddianamesine ve yargı sürecine güveniyorsa davanın canlı yayınlanmasına izin vermesi gerektiğini söyledi.
Özel, “Bir yıldır hırsız dedin, yolsuz dedin. Her iftirayı önüne açtın. Biz arkadaşımızın masumiyetini anlattık. Millet bizimle beraber. Sen kendine, savcına, iddianameye, o iftiralara güveniyorsan biz buradayız. Hep beraber talebimiz ortaktır. Canlı yayın istiyoruz. Milletimizden hiçbir şeyi kaçıramazsın” ifadelerini kullandı.
“Biz canlı yayını isteyecek özgüvendeyiz. Siz bunu yapamayacak kadar korkaksınız” sözleriyle de bu çağrısını sürdürdü.
Erdoğan’a ve AK Parti’ye dış politika eleştirisi
Özel, konuşmasında bölgesel gelişmelere de değindi. ABD ve İsrail’in yeni bir düzen kurmaya çalıştığını, AK Parti iktidarının ise bu kriz ortamını kendi siyasi menfaatleri için fırsata çevirmeye çalıştığını öne sürdü.
Trump, F-35, F-16, S-400 ve NATO başlıkları üzerinden iktidarın savunma ve dış politika performansını eleştiren Özel, Türkiye’nin bugün dış tehditler karşısında daha hazırlıklı olması gerektiğini ancak bunun sağlanamadığını söyledi.
“Ülkemizin üstünden füzeler geçiyor. Ülkemize füzeler ateşleniyor. Hava savunma sistemi kurun dedik, kuramayan sensin” diyen Özel, Erdoğan yönetimini “acziyet” ile suçladı.
Bahçeli’ye yanıt: “F-35 yoksa alınır, S-400 varsa kurulur”
Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına da yanıt verdi. Atatürk’ün “Ordu yoksa kurulur, para yoksa bulunur” yaklaşımını hatırlatan Özel, “Sayın Bahçeli, F-35 yoktur alınır, S-400 vardır korkmadan kurulur. Avrupa’yla, dünyayla entegre olunur. Haysiyetli bir dış politika yapılır. Türkiye güçlüdür, kimse yan bakmaz” dedi.
CHP’nin Batı ile entegre, ama Rusya, İran, Çin ve bölge ülkeleriyle de dengeli ilişki kurabilen bir dış politika vizyonuna sahip olduğunu belirten Özel, Türkiye’nin bölgede liderlik yapabilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi.
“Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı olacak”
Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri de Ekrem İmamoğlu’nun siyasi geleceğine ilişkin sözleri oldu. Geçmişte yargılanan birçok ismin daha sonra ülkenin en üst makamlarına geldiğini hatırlatan Özel, bugün aynı sandalyede Ekrem İmamoğlu’nun oturduğunu söyledi.
“Bugün için değil, iki sene sonra caps olsun diye söylüyorum” diyen Özel, “Ekrem İmamoğlu buradan çıkacak, bu ülkeye cumhurbaşkanı olacak diyorum” ifadelerini kullandı.
“İktidarın zamanı doldu, yürümeliyiz”
Konuşmasının sonunda hem grup toplantısı formatının hem de AK Parti iktidarının süresinin dolduğunu savunan Özel, partililere yürüyüş çağrısı yaptı.
“Burada grup yapmanın zamanı doldu. O yüzden yürümeliyiz. İkincisi AK Parti’nin iktidarının zamanı doldu. Hep birlikte Ekrem Başkan’la beraber, Mansur Başkan’la beraber iktidara yürümeliyiz” diyen Özel, konuşmasını “Hadi arkadaşlar, yürüyelim” sözleriyle tamamladı.




