Özel Haber: Berfin Türegün
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yıldönümünde Ankara, Kuğulu Park’ta Devlet Memurları Konfederasyonu tarafından felaketten bugüne kalan resimler sergilendi. Konfederasyonun Mali ve İdari İşler Sorumlusu olan Furkan Ali Çiftçioğlu, memleketi olan Hatay’da bir sağlık görevlisi ve depremzede olarak yaşadığı anları depremden 1 gün sonra çekmiş olduğu ‘çaresizliğin fotoğrafı’ ile anlattı. Çiftçioğlu, “Bir enkaz var, içeride insanlar var, bina yanıyor. Ancak koca bir mahallede hiç kimse yok. Maalesef yalnızca bu anı fotoğraflayabildim. Elimden başka hiçbir şey gelmedi.” dedi.
“SENDİKAL GÖREVLERİMİZDEN ZİYADE SAHADAYDIK”
Furkan Ali Çiftçioğlu Devlet Memurları Konfederasyonu olarak sendikal ve federasyondaki görevlerinden ziyade sahada çalıştıklarını belirterek, “Hataylı olmamız sebebiyle de bu depremi bizler Hatay'da yaşadık. Maalesef çok ağır, çok acı günlerdi. Çünkü bugüne kadar böyle bir yıkımla karşılaşmamıştık. Çok ağır bir yıkım vardı. O günlerde olabildiğince sendikal görevlerimizden ziyade, tüm kamu çalışanları bir arada bazı alanlarda toplandık ve olabildiğince kişiye yardımcı olmaya çalıştık. Tabii çok şükür bizler bu depremden sağ çıktığımız için bu yardımlara yetişebildik.” şeklinde konuştu
“DEPREM DEĞİL BİNA ÖLDÜRÜR”
Depremde pek çok arkadaşlarını ve meslektaşlarını kaybettiklerini belirten Çiftçioğlu, “Devlet Memurları Konfederasyonu olarak depremin 3’ncü yıldönümünde biz bunları unutmayacağımızı bir kez daha yenilemek istiyoruz. Maalesef deprem değil, bina öldürür. Bu konuda artık daha tedbirli olunması için dikkat çekmek istiyoruz, o yüzden buradayız.” ifadelerini kullandı.

ÇARESİZLİĞİN FOTOĞRAFI
Çiftçioğlu, 6 Şubat felaketinin ardından aklına kazınanları şöyle anlattı:
“Bu fotoğrafı depremin yaşandığı günün ertesi gecesi çekmiştim. Maalesef tam olarak çaresizliğin fotoğrafı. Çünkü bir enkaz var, içeride insanlar var, bina yanıyor. Ancak çağırabileceğin ne bir itfaiye var, ne bir yardımı var. Koca bir mahallede hiç kimse yok. Maalesef yalnızca bu anı fotoğraflayabildim. Elimden başka hiçbir şey gelmedi. Malzemem de yoktu zaten. Bu bir örneği. Depremin yaşandığı günde ve ertesi gününde, o hafta boyunca pek çok enkaz maalesef yandı. Ve bu enkazların birçoğuna henüz yetişilememişti. Sadece o ana şahitlik edebiliyordum. Elimden başka hiçbir şey gelmedi. Çünkü yardım çağırabileceğiniz hiç kimse yok. Hiçbir kurum yok. Çünkü onlar da depremzedeydi. Arayacağınız itfaiyedeki personeller de depremzede. İlin valisi de depremzede, ilin Belediye Başkanı da depremzede. Bu bizim çaresizliği betimlediğimiz fotoğraflardan biri olduğu bu sergide.”





