ÖZEL HABER: EBRU ŞAHİN
Türkiye’de genel işsizlik oranlarında düşüş sürerken genç işsizliği 2025 yılının sonu ve 2026 yılının başlangıcında da çift haneli seviyelerde kalmaya devam etti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri işsizlikteki gerilemenin gençler için aynı ölçüde hissedilmediğini ortaya koyuyor.
GENEL İŞSİZLİK DÜŞERKEN GENÇLER İŞ BULMAKTA ZORLANIYOR
2025 yılının son aylarında genel işsizlik oranı yüzde 8’in altına gerilerken 15–24 yaş grubunu kapsayan genç işsizlik oranı yaklaşık yüzde 14–15 bandında seyretti. Tablo gençlerin iş bulma konusunda yetişkin nüfusa kıyasla daha fazla zorluk yaşadığını gösteriyor.
Uzmanlara göre genç işsizliğinin yüksek kalmasında yeni mezunların iş bulmakta zorlanması ve sunulan işlerin önemli bir bölümünün geçici ya da düşük ücretli olması etkili oluyor. Özellikle üniversite mezunu gençler eğitim düzeylerine uygun işlere erişimde sıkıntı yaşarken pek çok genç kayıt dışı ya da güvencesiz işlere yönelmek zorunda kalıyor. Üniversite mezunu işsizliği bazı yıllarda lise mezunlarını geçiyor.

NE EĞİTİMDE NE İSTİHDAMDA OLAN GENÇLER
Diğer yandan ev genci olarak adlandırılan, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin oranı da yüksekliğini korumakta. Bu durum genç işsizliğinin yalnızca iş arayanlarla sınırlı olmadığını, önemli bir genç nüfusun sistemin dışında kaldığını ortaya koyuyor. Kadın gençlerde işsizlik oranının erkeklere kıyasla daha yüksek olması da bir diğer dikkat çeken unsur olarak öne çıkıyor.
GENÇ İŞSİZLİĞİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜM ŞART
Uzmanlara göre genç işsizliğini yalnızca istatistiklerle değerlendirmek tabloyu eksik bırakıyor. İşsizlik oranlarında gerileme görülse bile gençlerin iş gücüne kalıcı ve sağlıklı biçimde erişimi hala temel sorunlar arasında yer alıyor. Gençlere yönelik sürdürülebilir istihdam alanları oluşturulmadıkça oranlardaki düşüşün sahadaki karşılığının sınırlı kalacağı ifade ediliyor.




