Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK), yayımladığı resmi açıklamayla müftülük meselesine ilişkin son gelişmelere sert tepki gösterdi. Kurul, Yunanistan’da uygulanan müftü atama yönteminin azınlık iradesini yok saydığını ve uzun süredir çözümsüzlüğü derinleştirdiğini belirtti.
Açıklamada, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın kendi dini liderlerini seçme hakkının yıllardır sistematik şekilde engellendiği ifade edildi. 1985’ten bu yana sürdüğü belirtilen uygulamaların, azınlığın dini özerkliğini zedelediği vurgulandı.
Batı Trakya Türk Azınlığı Lozan Barış Antlaşması temelinde din işlerini yürütürken ve kendi iradesine göre Müftülerini seçerken, 1985 yılından bu yana ülkemiz Yunanistan’da tayin yönteminin getirilmesiyle bu haklarından mahrum bırakılmıştır. Yunanistan’daki yetkili mercilerin, Batı Trakya’daki Müftülük sorununu kalıcı bir çözüme kavuşturmak yerine çözümsüzlüğe mahkûm eden bir yaklaşım sergilediğini gözlemlemekte; bu durum karşısında derin bir hayal kırıklığı yaşamaktayız.
“Uluslararası hukuk ihlal ediliyor”
Kurul, müftülük yetkisinin uluslararası anlaşmalarla güvence altına alındığını hatırlattı. Bu kapsamda Lozan Barış Antlaşması ve 1913 Atina Antlaşması ile tanınan hakların uygulamada ihlal edildiği ifade edildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Öte yandan, Müftülük sorununa ilişkin bu tek taraflı ve dayatmacı uygulamalar, yalnızca demokratik ilkelere değil, aynı zamanda uluslararası hukukun temel metinlerinden olan 1913 Atina Antlaşması ile 1923 Lozan Barış Antlaşması’nın hükümlerine ve ruhuna da aykırılık teşkil etmektedir. Bu yönüyle, Azınlığın dini ve idari özerkliğine ilişkin uluslararası yükümlülüklerin de göz ardı edildiği açıkça görülmektedir."
Seçim görüntüsü altında atama
Açıklamada, özellikle Dimetoka’da uygulanan yöntemin demokratik olmadığı belirtilerek, sürecin “seçim görüntüsü altında yapılan bir atama” olduğu savunuldu. Benzer uygulamaların Gümülcine ve İskeçe’de de hayata geçirilmek istendiği ifade edildi.
Kurul, bu süreçlerde azınlığın seçilmiş temsilcileriyle diyalog kurulmadığını, bunun da hem meşruiyet sorununa yol açtığını hem de devlet ile toplum arasındaki güveni zedelediğini vurguladı.
“Azınlığın iradesini dışlayan hiçbir uygulamanın meşruiyeti yoktur "
BTTADK, müftülük sorununun 40 yılı aşkın süredir devam ettiğine dikkat çekerek, kalıcı çözümün ancak azınlığın özgür iradesine dayalı, kapsayıcı ve samimi bir diyalogla mümkün olacağını belirtti.
Açıklamada "Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu olarak bir kez daha vurguluyoruz ki; Müftülük sorunu, azınlık toplumunun dini, kültürel ve toplumsal kimliğiyle doğrudan ilgili son derece hassas bir konudur. Bu nedenle, söz konusu mesele ancak Azınlığın özgür tercihini esas alan, samimi, kapsayıcı ve yapıcı bir diyalog süreciyle çözülebilir. Rodop ve İskeçe illerinde hayata geçirilmeye çalışılan müftü tayini uygulamalarını kınıyor; Azınlığı yok sayan bu tür girişimlerin demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını bir kez daha ifade ediyoruz. Azınlığın iradesini dışlayan hiçbir uygulamanın meşruiyeti yoktur ve kabul edilmesi mümkün değildir." ifadeleri yer aldı.





