Anayasa Mahkemesi CHP’nin başvurusu üzerine Aile ve Gençlik Fonu Kurulması Hakkında Kanun ile Maden Kanunu’nda yer alan bazı hükümleri iptal etti.

10 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararlara göre AYM, her iki kanundaki bazı düzenlemelerin Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmetti.

Aile ve Gençlik Fonu’nda iptal

AYM, Aile ve Gençlik Fonu’nun özel hukuk tüzel kişilerinden kanuni sınırlar açıkça belirlenmeden bilgi ve belge talep edebilmesine ilişkin hükmü iptal etti.

Mahkeme kararında söz konusu düzenlemenin mülkiyet hakkına aykırılık oluşturduğu değerlendirildi.

Maden Kanunu’nda üç düzenleme iptal edildi

AYM ayrıca 2024 yılında kabul edilen Maden Kanunu değişikliklerinin bazı hükümlerini de iptal etti.

İptal edilen düzenlemeler arasında:

CHP’li Aşkın Genç’ten çarpıcı veri: Diyanet’in 1 dakikası 90 emekliye bedel
CHP’li Aşkın Genç’ten çarpıcı veri: Diyanet’in 1 dakikası 90 emekliye bedel
İçeriği Görüntüle
  • Yüzen LNG tesislerinin işletilmesi ve yer değiştirmesine ilişkin yetkinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) verilmesi,

  • Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalelerine ilişkin usul ve esasların kanuni çerçeve olmadan belirlenmesi,

  • Lisanssız üretimden lisanslı üretime geçişte ödenecek bedelin kanunda açık şekilde düzenlenmemesi

yer aldı.

AYM, bu düzenlemelerin bir kısmının teşebbüs özgürlüğü, bir kısmının ise hukuk devleti ve mülkiyet hakkı ilkeleriyle çeliştiğine hükmetti.

Kararların Resmi Gazete’de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtildi.

CHP: Asıl kritik madde iptal edilmedi

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, AYM’nin bazı düzenlemeleri iptal etmesine rağmen madencilikle ilgili kritik bir hükmün iptal edilmediğini savundu.

Günaydın, Soma maden faciasının ardından getirilen UMREK (Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu) Kodu zorunluluğunun kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin iptal edilmediğine dikkat çekti.

Bu düzenlemeyle altın dışındaki bazı maden gruplarında UMREK raporu zorunluluğunun kaldırıldığını belirten Günaydın, bunun madencilik faaliyetlerini rant ve çevre talanı açısından daha riskli hale getireceğini öne sürdü.

Günaydın, söz konusu kararın Türkiye’de madencilik faaliyetlerinin çevresel etkileri açısından yeni tartışmaları beraberinde getireceğini ifade etti.